Vonka Filmi İzlerken Bana Gelen His
Yıllardır izlediğim 'Vonka' filmini, bana çok yeni ve özgün bir hikaye anlatıyordu. Film, Vili Vonka'nın hikayesini anlatıyor. Bir çocuk, kötü insanların ona neler yaptığını bilmeden, güler yüzlü ve samimi bir insandır. Vili Vonka, sanki Dickens'in sayfalarından inen bir genç, Mary Poppins'un fenerci gibi olumlu hava ve 'Parfümci' gibi bir mucit.
Filmin bana sunduğu şey, bir çocuğun güler yüzlü ve samimi olmasıydı. Vili Vonka, kötü insanların ona neler yaptığını bilmeden, hep güler yüzlü ve samimi bir insandı. Bu, bana çok yeni ve özgün bir hikaye anlatıyordu.
Film, Vili Vonka'nın hikayesini anlatıyor. Bir çocuk, kötü insanların ona neler yaptığını bilmeden, hep güler yüzlü ve samimi bir insandı. Vili Vonka, sanki Dickens'in sayfalarından inen bir genç, Mary Poppins'un fenerci gibi olumlu hava ve 'Parfümci' gibi bir mucit.
Filmin bazı karakterleri, Sally Hawkins ve Hugh Grant'tan, epizotik rollerdeki aktörler kadar da yetmedi. Ayrıca, Will'in seyahat çantası, Paddington'un oyuncak evinden esinlenilmiş gibi görünüyordu.
Filmde şokodal üretimi var. Motel sahibi ve arkadaşı, sevgilerini sadece para için kullanıyorlar. Farklı bir hikaye anlatıyordu bana.
Sevgi, genellikle kötü karakterlerde bulunur. Bu filmde de öyle. Motel sahibi ve arkadaşı, sevgilerini sadece para için kullanıyorlar. Ama filmde sevgi yok, sadece şokodal üretimi var.
Bir kişiye kafa tutmak kolay, ama onun başarılarını bozmak çok zordur. Bu parayı kazananlar hepimiz için bir örnek oluşturuyorlar. Bu genç adamın başarısı, özellikle de şokodal üretiminde, beni gerçekten etkilemiş.
Olivia Colman, Dickens'in antagonistlerini hatırlatıyordu. Dickens'in Miss Havisham rolünde 'Great Expectations'ta oynadı. Çok komik bir charmı var. Çok yetenekli bir oyuncu.
Diğer aktörler beni etkilemedi. Bazıları orta düzeydi, bazıları da beni rahatsız etti. Örneğin, Mr. Bin bana hep çok garip geldi. Çocuklar için yapılan bir filmde rol aldılar. Hugh Grant'i çocuk gibi göstermek için AI kullandılar. Çok şerefli rollerde oynadı, ama burada komedyen olarak oynayabilirdi.
Bazı şarkılar uzundu, ancak esas olarak şarkılar dozajlı olarak sunuldu ve yerinde. Müzikalleri sever olarak, bazı şarkılar bile beğendim. Örneğin, çamaşırhane şarkısı. Film bittikten sonra Umpa-Lumpa'nın söylediği melodinin hep hatırladığım bir parçaydı.
Şık bir vizyon, grafiklerin doğru kullanımı sayesinde. Güzel bir kontrast, eski, pis bir otel ve çamaşırhane arasında, şık bir tatlılar pavyonu ve büyülü bir dükkânın mavi tonları arasında. Biraz renkli geçişleri biraz zorladı, ama daha iyi, şekerli tonlardan ve vintage filtrelerden sapmak yerine.
Filmin bana sunduğu şey, bir çocuğun güler yüzlü ve samimi olmasıydı. Vili Vonka, kötü insanların ona neler yaptığını bilmeden, hep güler yüzlü ve samimi bir insandı. Bu, bana çok yeni ve özgün bir hikaye anlatıyordu.
Film, Vili Vonka'nın hikayesini anlatıyor. Bir çocuk, kötü insanların ona neler yaptığını bilmeden, hep güler yüzlü ve samimi bir insandı. Vili Vonka, sanki Dickens'in sayfalarından inen bir genç, Mary Poppins'un fenerci gibi olumlu hava ve 'Parfümci' gibi bir mucit.
Filmin bazı karakterleri, Sally Hawkins ve Hugh Grant'tan, epizotik rollerdeki aktörler kadar da yetmedi. Ayrıca, Will'in seyahat çantası, Paddington'un oyuncak evinden esinlenilmiş gibi görünüyordu.
Filmde şokodal üretimi var. Motel sahibi ve arkadaşı, sevgilerini sadece para için kullanıyorlar. Farklı bir hikaye anlatıyordu bana.
Sevgi, genellikle kötü karakterlerde bulunur. Bu filmde de öyle. Motel sahibi ve arkadaşı, sevgilerini sadece para için kullanıyorlar. Ama filmde sevgi yok, sadece şokodal üretimi var.
Bir kişiye kafa tutmak kolay, ama onun başarılarını bozmak çok zordur. Bu parayı kazananlar hepimiz için bir örnek oluşturuyorlar. Bu genç adamın başarısı, özellikle de şokodal üretiminde, beni gerçekten etkilemiş.
Olivia Colman, Dickens'in antagonistlerini hatırlatıyordu. Dickens'in Miss Havisham rolünde 'Great Expectations'ta oynadı. Çok komik bir charmı var. Çok yetenekli bir oyuncu.
Diğer aktörler beni etkilemedi. Bazıları orta düzeydi, bazıları da beni rahatsız etti. Örneğin, Mr. Bin bana hep çok garip geldi. Çocuklar için yapılan bir filmde rol aldılar. Hugh Grant'i çocuk gibi göstermek için AI kullandılar. Çok şerefli rollerde oynadı, ama burada komedyen olarak oynayabilirdi.
Bazı şarkılar uzundu, ancak esas olarak şarkılar dozajlı olarak sunuldu ve yerinde. Müzikalleri sever olarak, bazı şarkılar bile beğendim. Örneğin, çamaşırhane şarkısı. Film bittikten sonra Umpa-Lumpa'nın söylediği melodinin hep hatırladığım bir parçaydı.
Şık bir vizyon, grafiklerin doğru kullanımı sayesinde. Güzel bir kontrast, eski, pis bir otel ve çamaşırhane arasında, şık bir tatlılar pavyonu ve büyülü bir dükkânın mavi tonları arasında. Biraz renkli geçişleri biraz zorladı, ama daha iyi, şekerli tonlardan ve vintage filtrelerden sapmak yerine.