Topi Dizisinin Gerçekleri: Bir Şaşkınlık, Bir Şov!
Merhaba herkese!
Topi Dizisinin bana ne heyecan verdiğini açıklamak zor, ama neden izlemek istediğimi söyleyeyim.
İvan Yankovski'nin Autors filmindeki rollerinden ilham aldım... İtiraf edeyim, Tekst filmini izledim önce, ama Topi beni çok etkiledi.
Özellikle Fisher serisini izlediğim en korkutan ve ürkütücüydü. Eğer Yankovski oynamamış olsaydı muhtemelen izlemeyecektim.
Bu noktada, bugün Topi dizisinden bahsedeceğim.
Benim için serinin en ilginç yanı, nasıl tepki aldığını görmek.
Çıkış Tarihi: 28 Ocak 2021
Genre: Üçüncü şahıs gizem
Ülke: Rusya
Yönetmen: Vladimir Mirzoiev
Senarist: Ryan Otter
Kısa Bilgiler:
Benim gibi beş arkadaşım, hayatın stresinden kurtulmak ve yeni bir macera yaşamak için Archangelsk bölgesindeki Topi köyüne gittik. Köyün manastırı vardı ve biz oraya gideceğimiz için gerçekten heyecanlanıyorduk.
Topi köyüne gidebilme sebebimiz aslında bir araya gelmek ve yeni bir macera yaşamaktı.
Benim gibi birçok insan, hayatın stresinden kurtulmak ve yeni bir macera yaşamak için böyle bir yolculuk planlar.
Benim için bu şirketin en ilginç yanı, bir yazarın çalıştığı bir yerden kovulup buraya gelmesi. Maxim Koltsov karakteri, aslında Tihon Jiznevsky rolünde, buraya Denis'i tanıyıp komplo kurmak için gelmiş.
Üçüncü karakter, Katya (Ekateryna Shpitsa) oluyor. Bir ilişkiyi kaybetmiş ve bir süre sonra intihara kalkışmış bir kadın.
Son olarak, Sofya (Anastasiya Krylova) karakteri var. Bir kızın, annesinin ölümü ve babasıyla arasının bozulması, onu bu yolculuğa götürüyor.
Sonunda, dört kişinin gideceği kuruma varıyoruz. Ama son dakika ekstra bir katılımcımız oluyor, Ela (Sofya Volodchinskaya). Onu evlilik anlaşmasından kaçmak için kurtarmaya gelmiş.
Genelde çok garip bir şekilde, ama bizler bunu nasıl yorumlayacağımızı seçiyoruz.
Bilmem ben, ama ben bu hikayenin bu şekilde devam etmesine çok şaşırdım.
Bu noktada, ben kendimi gerçekten merak ediyorum, ne oldu sonra?
İlk başta, yolculuk sırasında bir kaza geçiriyoruz, ama ne oldu sonra? Bilmem ben, ama bana göre en garip olan şey, ne oldu sonra.
Her ne ise, olaylar çok garip bir şekilde gelişiyor ve bizler neye inanmak zorunda olduğumuzu seçiyoruz.
Örneğin, polisin bu köyde nasıl bir role sahip olduğu konusunda çok fazla soru işaretleri var.
Kimse geriye dönemez, geri dönmek de imkansız.
Her bir karakterin içinde saklı duran bu içsel durumlar, kusurlar, korkular, hatalar.
Bizler neye inanmak zorunda olduğumuzu seçiyoruz.
Bu karakterleri incelediğimizde yeni yeni varsayımlar ortaya çıkıyor.
Aslında ne oluyor, ne olduğu belli değil.
Bu durum, karakterlerin de birer öyküsünü oluşturmalarına neden oluyor.
Aygel'in de şarkısı "Tebek Kadar" bize ne olduğunu açıklar mı?
Yoluma gitmeye karar verdim,
(Tebek kadar)
Yol gerçekten uzun değil,
(Tebek kadar)
Bu yol, evimle yol,
(Tebek kadar)
Burada tek bir seçenek,
(Tebek kadar)
Belki de "sahibin" kim olduğunu merak ediyorum.
Anlayışım bu şekildeydi ama sonra hikaye öyle bir yol aldı ki, "sahibin" bana şeytanı andırıyor.
Belki de Topi Köyü gerçekten bir tür kapanık, ötesi dünyadır, ölümün ardından...
Belki de "çürütme" yeridir, ki burada ruhu çürütürler ve çıkması kolay değildir.
Müzikli arkaplan da oldukça başarılı.
Aigil için beni hayretler içinde bırakan ve bana benzersiz bir müzik keşfi sundu.
Oyunculuklar da muhteşem.
Herkes rolü çok iyi oynuyor.
Yanovsky ise tüm oyuncuları gölgede bırakıyor.
Onun performansını izlerken sadece hayranlık duyuyorum.
Yanovsky ve Jiznevsky, gerçek hayatta iyi arkadaşlar, bu yüzden ikili arasında hissedilen dostluk çok net.
Onlar, birbirleriyle pek iyi geçinmüyorlar ama gerçek dostluk hissi, gizli kalamıyor.
Gerçekten keyif aldım bu diziden! Hepsi bir anda izledim ve çok keyif aldım.
Bu tür hikayelere bayılırım, çünkü çok gizemli ve merak uyandırıcı.
Bu seriye çok iyi baktıkları için teşekkür ederim.
Herkes gördüğü şeyi görecek...
İncelemek isterseniz, şiddetle tavsiye ediyorum!