Kitap Hakkında Bir Hikaye
İlk olarak, bir hikaye anlatmak istiyorum. Çok uzun süredir bir arkadaşım vardı ve biz haftada bir kez buluşurduk, bir fincan kahve veya bir bardak şarap içerdik. Arkadaşım evliydi ve bana göre iyi bir hayat yaşıyordu, ancak mali durumları orta sınıf gibiydi. Birkaç yıl önce, hiç konuşulmayan konulardan biri hakkında bana ilk kez söyleyince, bana gerçekten şok olan bir hikaye vardı. Ondan sonra, özellikle de bana yaptıklarını neden söylemediğini sorguladım. Arkadaşımın örneği sayesinde, bir mağdurenin psikolojisini tam olarak anlamaya başladım.
Şimdi ise romana geçelim. Psikolojik gerilim türü kitapları severim, bu nedenle "Son Missis Perry"yi keşfettimlerinde, o zamanlar bir koleksiyonun içindeydi ve hikayenin açıklamasını okuduktan sonra, onu hemen satın aldım. Hikayenin merkezinde, orta sınıf bir ailenin genç ve tutkulu bir kızından bahsediliyor: Amber Patterson. Amber\'in hayali, zengin ve güzel bir hayatı yaşamaktır ve bu hayatı nasıl elde edeceğini düşünürken, bir plan hazırlamaya başlar. Ancak, bu planın ne kadar gerçekçi olduğu ve Amber\'in gerçekten ne istediği, hikayenin geri kalanında netleşecektir.
İki satır daha aşağıda hikayenin ayrıntılarına geçeceğim.
Kimi kadınlar hayallerini gerçekleştirir, kimileri ise yalnızca bir şeyler elde edebilir…
Amber, Daphne\'nın sahip olduğu her şeyi almak istemektedir; büyük ev, sevimli kocası ve çocukları… Ancak, bu hayallerini gerçekleştirmek için Amber, Daphne\'ın hayatına girmek zorundadır. Daphne\'ın hayatına girmek için, bir plan hazırlar ve bu planı uygular, ancak bu planın sonuçları ne olacak?
\xa0
Gerçi, romana neden "gerilim" türü denildiğini bilmiyorum, ancak bana göre bu romana çok benzemiyor. Bu romanda, kadınların meziyetleri, kadınların birbirlerine uyguladığı güç mücadelesi gibi konular ele alınmakta. Bu fikir bana iyi geldi, ancak hikayenin sonu gerçekçi olmadığını düşünüyorum. Bu hikayenin sonunu hayal edin: Bir gün size, bir kişinin size dostluk kurmasını istemesi yerindeyse, bir daha aynı şekilde dostluk kurmayacaksınız. Bu kişi size 10 yaş daha genç ve size benzemeyen bir kişi ise siz bunu nasıl kabul edersiniz? Bana göre, ben bu duruma karşıyım. Benim hayatımda, daha genç ve daha farklı bir kişiyle dostluk kurmanın riskleri olduğunu düşünüyorum.
İstikbal ne zaman zengin ve ünlü insanlarda olsun? Her yeni gelen, çevresindeki herkese hemen belli olur, sanki röntgen makinası gibi. Ve gerçek hayatta da öyle. Benim bazı zengin arkadaşlarım var, hepsi de çok kapalı bir hayat yaşıyor, sadece kendi çevresi ile etkileşime giriyorlar.
O kitabın da çok fazla böyle şey var, okurken "gerçek hayatta bu mümkün değil" diye düşüneceksin. Ama yazarlar her şeyi çok abartılı ve direkt bir şekilde anlatıyorlar. Bazıları kitabını psikolojik thriller olarak tanımlıyor, ama ben düşünüyorum ki yazarlar her şeyi çok basit bir şekilde anlatıyorlar. Kötü karakterler neredeyse cehennemden çıkmışlar, iyi karakterler ise melekler gibi.
Tabii ki, karakterlerden bahsedeceğiz.
Ember Patterson. O kadar açgözlü ve hırsızcası, ama ben ona karşı bir hayranım. Kitabın o bölümleri bana çok fazla ilham verdi, ben de onun ne yapacağını merak ediyordum. Hatta bazen onun ısrarı beni de şaşırttı, bazen de onu cezalandırmak istedim. Ama o kadar enerjik ki... Kitaptaki tüm ana karakterlerden bana en gerçekçi ve sağlam gelen o.
Daphne Perrish, Jackson Perrish\'in karısı. Ah, Daphne ne kadar mükemmel! Ama ben onu çok özlemişim. Genç bir kadın, yaşamında yanlış bir seçim yaptıysa, çok ağır bir ceza çekti. Bu karakter beni her zaman, eğer bir erkek, bir month sonra sana evlenme teklifinde bulunursa, onun gerçekten seni seven bir insan olmadığını düşünmemi sağladı. Ve sen de, hele hele bu kadar hızlı evleneceksen, onunla sadece 1 ay birlikte olmana gerek yok dememi sağladı. Bence, bir erkekle ilişkili olmadan önce, bir yıl onu tanımak ve onunla birlikte yaşamak çok önemli. Ve Daphne\'nin son hamlesini gördüğümde, bana biraz haksız gibi geldi ve abartılmış gibi geldi. Gerçekten kötü bir şey yaptığını düşündüm.
Jackson Perrish. O kadar aşırı abartılı ki, bazen gerçek bir adam gibi görünmüyor. Öte yandan, güzel, zeki ve aynı zamanda çok sert. Bence, gerçek hayatta bu tip erkekler gerçekten var, ama Jackson Perrish\'in karakteri çok gerçekçi değil. Her şey çok abartılmış ve aşırı gerçekçi gibi duruyor.
İki hafta önce bir arkadaşım beni bu kitaba tanıttı ve ben de bir sürpriz gibi çıktı. Kitapta geçen kadının hikayesi aslında çok sıradan bir kadın hikayesi ama bana kalırsa kitabın asıl önemi kadının hikayesindeki önemli konulara dikkat çekmesinde. Kitabın son sayfalarında gerçekleşen olaylar bana göre muazzam bir aşk hikayesi gibi geldi. Benim tanıdığım arkadaşımın hikayesini de bu kitabın hikayesiyle kıyasladığımda, bana çok benzer bir hikaye çıktı karşıma. Tabi ki hayatın gerçeği, romanın son sayfasında gerçekleşen muazzam aşk hikayesi gibi mutlu bir son değil. Kitabı okurken, bana arkadaşımın hikayesini düşünmek bile içimi burktu. Kitapta geçen kadın gibi, arkadaşım da gerçekten bir tiyatronun oyuncusu gibi hayatını yönetmek zorunda. Kitabı okurken, bana gelen ilk duygu, arkadaşımın ne kadar zor bir hayat yaşıyor olabileceği oldu. Kitap gerçekten kolay okunabilir ve size bir iki gece boyunca eğlendirebilir. Ama bana göre bu kitap, tekrar okuyup düşünmeye değer bir kitap değil.
Kitapta geçen kadının hikayesi, bana çok kişisel geldi. Benim de benzer bir hikaye yaşadığımı düşündüm. Arkadaşımın hikayesini de bu kitabın hikayesiyle kıyasladığımda, bana çok benzer bir hikaye çıktı karşıma. Tabi ki hayatın gerçeği, romanın son sayfasında gerçekleşen muazzam aşk hikayesi gibi mutlu bir son değil. Kitabı okurken, bana arkadaşımın hikayesini düşünmek bile içimi burktu. Kitapta geçen kadın gibi, arkadaşım da gerçekten bir tiyatronun oyuncusu gibi hayatını yönetmek zorunda. Kitabı okurken, bana gelen ilk duygu, arkadaşımın ne kadar zor bir hayat yaşıyor olabileceği oldu.
Kitap gerçekten kolay okunabilir ve size bir iki gece boyunca eğlendirebilir. Ama bana göre bu kitap, tekrar okuyup düşünmeye değer bir kitap değil. Kitabı okuduktan sonra, bana gelen ilk duygu, arkadaşımın ne kadar zor bir hayat yaşıyor olabileceği oldu. Kitapta geçen kadının hikayesi, bana çok kişisel geldi. Benim de benzer bir hikaye yaşadığımı düşündüm.
Kitapta geçen kadının hikayesi, bana çok kişisel geldi. Benim de benzer bir hikaye yaşadığımı düşündüm. Arkadaşımın hikayesini de bu kitabın hikayesiyle kıyasladığımda, bana çok benzer bir hikaye çıktı karşıma. Tabi ki hayatın gerçeği, romanın son sayfasında gerçekleşen muazzam aşk hikayesi gibi mutlu bir son değil.
Kitabı okurken, bana gelen ilk duygu, arkadaşımın ne kadar zor bir hayat yaşıyor olabileceği oldu. Kitap gerçekten kolay okunabilir ve size bir iki gece boyunca eğlendirebilir. Ama bana göre bu kitap, tekrar okuyup düşünmeye değer bir kitap değil.
Kitapta geçen kadının hikayesi, bana çok kişisel geldi. Benim de benzer bir hikaye yaşadığımı düşündüm. Arkadaşımın hikayesini de bu kitabın hikayesiyle kıyasladığımda, bana çok benzer bir hikaye çıktı karşıma.
Kitabı okurken, bana gelen ilk duygu, arkadaşımın ne kadar zor bir hayat yaşıyor olabileceği oldu. Kitap gerçekten kolay okunabilir ve size bir iki gece boyunca eğlendirebilir. Ama bana göre bu kitap, tekrar okuyup düşünmeye değer bir kitap değil.