Birkaç kitabın var ki okuduktan sonra kapatarak unutuyorsun. Sonra var ki ortada bırakıyorsun çünkü senin gibi değiller. Sonra var ki arkadaşlarına öneriyorsun. Ve sonra var ki okuduktan sonra ağlaman, haykırmaman, kükreyemen gibi isteğin dışında bir şeyler yapman lazım. Kitaplar gibi biriyse, 'Kitap Çalıcısı'.
Kitap, bana bir şey yaptı tabii ki. Kitaptan bir zarar. Ben ağladım, ben yalpalım, ben haykırdım. Ellerim titreşti, omuzlarım titreşti, gözlerimin önündeki alan titreşti. Çok sayıda yaşadığım için gözlerimden akan gözyaşlarından dolayı.Bu giriş. Şimdi esaslarına geleceğiz.
xa0
Ne ve ne zaman.
Kitap, savaş yıllarını anlatıyor. O savaşta, Hitler ve ona inanan deliler, dünyanın geri kalanını ezme kararı aldılar.
Kitap, bir ailenin, bir kızın hayatını anlatıyor. Alman bir kızın. Kitabı okuduktan sonra anlıyorsun ki:- Tüm milletlerin çocukları çok kötü durumdaydı.
xa0
- Savaşta tanıdığım yerleri patlatmak, insanın canını sıkar. İnsanlara dair konuşmak istemiyorum.
- Halk savaşmıyor, halk halkla savaşmıyor. Alman bir çocuk da, Sovyet bir pilotun son anlarını kolaylaştırmak yerine, son nefeslerini almasını sağlayabilir. Bütün bunlar, insan ırkının bir parçaları.
xa0
- Savaş, gerçekten de milliyetçilikle fazla alakalı değil, eğer öyle ise.
xa0
Kimin için ve kim tarafından.
Kitap, ölümden bahsedilmekte. Kitabı okumaya başladığımızda, ilk satırlardan da bunu anlıyoruz.
Ölüm, insanları korkutan bir canavar değil, bir soğuk katil değil, ama aslında insanlık karşısında yorulmuş bir tanık gibi anlatılıyor. Ölüm, insanları cezalandırmıyor, intikam istemiyor, arkalarındanda koşmuyor, onların uğradığı felaketlerden keyif alınıyor mu diye merak etmiyor. Sadece, insan ruhlarını taşıdığı için yoruluyormuşçasına anlatılıyor.
Benzer şekilde, insanlar için ölüm bir şeydir, ama biz hepimizin sonudur. Ölümü, insanın neden bu kadar sıkılmasına şaşırıyorum.
xa0
Kitapta geçen konular ve mesajlar
Kitapta birçok konu var.
xa0
Fakat esasen ölüm konularına odaklanır.
Ben, genellikle insanların, "herkese ölüm bir şeydir" gibi cümleleri, bana çok çaresiz ve umutsuz gelen cümleler olarak algılıyorum. Bu cümleler, insanların, yaşamdan keyif almalarını ve hayal kırıklığına uğramamelerini engeller. Benim için bu cümleler, "hayatın sadece bir kez, yaşamlarını yaşamaya değer" gibi cümleleri hatırlatmaya yarar. Bu nedenle, ben kendime sık sık, "herkesin ölüme götüren yol vardır" ve "hayatın sadece bir kez" gibi cümleleri hatırlatıyorum ve bu şekilde düşünmeme yardımcı oluyorum.
Benim için kitap hakkında yazmak çok zor. İncelemeyi yazarken bile zorlandım. Ancak bu bölümde konuya doğru giderken, en azından elimde kalan şeyleri paylaşmayı deneyeceğim.
xa0
Kitapta kullanılan dil.
Kitap yazarı kelime oyunları yapmıyor, ancak kelimelerle oynuyor. Seçilen kelimeleri bir araya getirerek okuyucunun yeni bir anlam yakalamasına neden oluyor.
Zusak'ın yazı stilinde duygusal değil, ancak duygulara kapılmış gibi hissediyorsunuz. \n\nİçimden bir gerçeklik paylaşıyorum: Eğer bir insan ağlarken etrafında moklu ise, o insanın yaşadığı durumun ciddiyetine göre oynamak gerekiyor. Eğer etrafında çok moklu ise, durumun ciddiyetine göre oynamak gerekiyor. Eğer etrafında moklu, kaygan, ve slüneli ise, kişinin yaşadığı durum çok zor ve acı verici. Eğer etrafında moklu, kaygan, ve slüneli ise, o insanın yaşadığı durum çok ciddiyetine göre oynamak gerekiyor. Eğer kişinin ağladığında kontrolsüzce slüni dökmesi varsa, o durum çok ciddiyetine göre oynamak gerekiyor. \n\nÇok duygulu bir başlık, ama bu da ayrılığın çok zor ve ağlatıcı bir ayrılık olduğu anlamına geliyordu.Bir kere daha bu cümleyi okuyorum ve çok dikkat etmem bile 'Ama bu ne?' diye düşünüyorum. Ama eğer gerçekten dikkatli okuyorsanız, kendinizi çocukla bağdaştırmaya başlıyorsunuz. Benim gibi, göz yaşları döküyorsanız...
Kitabı okumaya devam ediyorum. Her cümle öyle yazılmış ki, kaydettikten sonra tekrar okumak istiyorsunuz. Bazen birkaç dakika bile durup, bir cümleyi düşünmek istiyorsunuz.
Kitap, kalpleri kırıcı sözlerle yazılmış. Her sayfası, sevgiyi, kaybı, özlemini hissettiriyor. Özellikle çocuk sahibi olanlar veya aşıkları kaybetmiş olanlar için zor olabilir.
Çocuk psikolojisi üzerine çok okudum. Kitap okuyunca, çocukların duygu dünyasını düşünmek istemedim. Biraz daha uzak durmak istedim. Ama mümkün olmadı.
<\/\/><\/a> <\/div><\/div>
Bir haftadır bu kitabımı okuyoruz ve genellikle işimde bu tarz anekdotları sıkça görmeye alışkınım, ama okurken işime bakmak istemedim. Yani, kitabın içinde yer alan açıklamaları okurken, ekranım ve klavyemle uğraşmak istemedim. \n\n\u00a0 \n\nKitabın açıklamaları<\/p> \n\nKitabın içinde yer alan açıklamaları, genellikle okurken gördüğüm gibi, Almanca kelimelerin yer aldığı bir sözlük ve resimleri barındırmaktadır. \n\nAslında ben Almanca kelimelerin yer almasına pek alışkın değilim ama burada, yazarın işi iyi yaptığını düşünüyorum. Öyle ki, Almanca kelimelerin anlamını açıklamalarında, sanki kelimelerin anlamını güçlendirmek için yer almaları gibi. \n\n
<\/\/><\/a> <\/div><\/div> \n\nYazarın, kitabın içinde yer alan Almanca kelimeleri, sanki onlara bir anlam veriyormuş gibi kullanması beni etkiledi. Özellikle, kitabın yazarı olan Markus Zusak, benim açımdan çok iyi bir yazar. \n\n <\/\/><\/a> <\/div><\/div> \n\nKitabın içinde, insanları farklı duygulara sokan Almanca kelimeler var, ama kitabın asıl gücü, bu kelimelerin arasına saklanan hikayenin gücü. Kitabın içinde yer alan Almanca kelimeler, sanki hikayeyi daha da güçlendiriyor. \n\nKitapta, farklı duyguların yer aldığı birçok anekdot buluyorsunuz, ama kitapta yer alan Almanca kelimeler, sanki hikayeyi başka bir boyuta taşıyor. \n\nKitabın içinde yer alan Almanca kelimeler, sanki hikayeyi daha da renkli hale getiriyor. \n\n
Benim kalbim, 807 sayfa olan kitabın 100'üncü sayfasını okuyup, kendimi bu kadar şefkatla doldurunca, telefonu bir kenara bıraktım ve "Sevgilim, seni seviyorum" yazmaya başladım. Babama, anneme, kocama yazdım. Eve geldiğimde, oğluma biraz daha sıkı sarıldım ve onlarla biraz daha fazla vakit geçirdim. Oğlum için eve geldiğimden sonra okuyacağım birkaç bölüm daha vardı. Oğlumun saçlarına daha uzun bir süre dokunmaya devam ettim. Benim için güzel bir duygu, sadece sevmek için mutlu hissetmek. Bence kitap sadece hüznü değil, aynı zamanda sevgi, dostluk, inanç, umut, teşekkür gibi duyguları da veriyor.
Kitap, benliğimizi binlerce parça haline getirirken, aynı zamanda bizi temiz ve aydınlık bir şekilde doldurur.
Kitapta resimler de var. Onlar hoş değil, ama yine de çok özel. Bu bölümleri okuyunca, anlarsınız. İnanın, bu resimleri görünce ve sevgi, dostluk, inanç, umut, teşekkür gibi duyguları düşününce, ne kadar güzel hissettireceğini anlayacaksınız.
xa0
İnsanların seçimlerinde, savaşta, duygularda ve son sözlerde ne var.
Kitapta savaş zamanındaki insani değerler, seçimler, zorlu durumlardaki insanların nasıl davrandıkları, insanları nasıl etkilediği çok iyi anlatılmış. İnsan ne yapardı? İnsan ne yapmaz? Benim için çok önemli bir konuydu. İnsanların ne kadar iyi, ne kadar kötü davrandığını gördüm. İnsanların ne kadar iyi, ne kadar kötü davrandığını gördüm.
<\/a><\/div><\/div>Benim için bu kitabın gerçek hüznünü anlatmak çok zor. Kitap, ölümden yazılmış bir mektupta. Bir savaşın en korkunç günlerinde yazılmış bir mektupta. \n\n\nBen her okuyuşta hikayeyi farklı noktadan okuyorum. Biraz da hikayeyi, biraz da olayları. Benim için bu kitabın gerçek hüznünü anlatmak çok zor. \n\n\nKitap, savaşın insanları nasıl katleddiğini, nasıl yok ettiğini anlatıyor. Ama aynı zamanda savaşın insanları nasıl da birbirine karşı körleştirdiğini gösteriyor. \n\n\n
Ben her okuyuşta hikayeyi farklı noktadan okuyorum. Biraz da hikayeyi, biraz da olayları. Savaşın neden böyle bir şey olduğuna, savaşın neden insanı böyle bir durumda bıraktığına. \n\n\n
Benim için bu kitabın gerçek hüznünü anlatmak çok zor. Kitap, ölümden yazılmış bir mektupta. Bir savaşın en korkunç günlerinde yazılmış bir mektupta. \n\n\n
Kitap, savaşın insanları nasıl katledtiğini, nasıl yok ettiğini anlatıyor. Ama aynı zamanda savaşın insanları nasıl da birbirine karşı körleştirdiğini gösteriyor. \n\n\n
Bir an önce ölümü bekleyen adamlar için bu kitap bir savaş sahnesi gibi. \n\n\n Ama bu kitabın bir de başka bir tarafı var: kitaplar da dostluk, aşk, kaygı, yardım, sempati, anlamak, nefret gibi şeyler hakkında. \n\n\nKısa metinler, yoğun duyguyla doludur. Kitabı bitirdikten sonra, son 20 sayfasını 4 saate yakın okuyabildim.
Bir yandan okurken, bir yandan da korkuyordum. Çünkü içinde taşıdığım duygular beni yerdi. Her seferinde okuduğum bir cümle, gözlerimde yaşlar oluşuyor, nefesim tutuluyordu. Çocukların ölümü, bana bazen bir anda nefes tut让我 kaldırdı. İnsanları öldürmek, çocukları öldürmek bir savaşın normal bir bedeli olabilir mi? Bu soruyu, kendime sürekli soruyorum. Bir çocuk için, bir anne için, bir insan için ne kadar değerli olan topraklar, ne kadar değerli olan para? Bu soruları sormak, bazen beni çok acıtıyor. Ama aynı zamanda, beni bir şeyler düşündürüyor. Bu kitap, beni düşündürdü. Öfkeye, üzüntüye, şokuyla dolu. Ve bu yüzden, bana çok güzel bir kitap.
xa0
Kitap hakkında bir şeyler söylemek istiyorum
Kitabı okumadan önce, bir şey bilmiyorum ama okumak, bana çok zor geliyor. Kitap, insanları öldürür. Kitabı okurken, ben bazen ağlıyorum, bazen de nefesimi tutuyorum. Ama aynı zamanda, kitabın beni bir şeyler düşündürdüğünü de fark ediyorum. Kitabı okuduğunuzda, birileri için ağlayacaksınız, birileri için nefesiniz tutacaksınız. Kitabı okuduğunuzda, savaşın ne kadar acıverdiğini, savaşın ne kadar insanı öldürdüğünü göreceksiniz.
xa0
Reklam ve genel değerlendirme
Kitabı okurken, bir yere gitmeyin, bir işinize gitmeyin, bir önemli görüşme yapmayın. Kitabı okuduktan sonra, birilerine görseniz, size soracakları soruları cevaplayamayacaksınız. Kitabı okuduktan sonra, bir kişiye bakarken, bir an için gözlerinizden yaşlar akan bir insan gibi hissetmeyeceksiniz. Ama, kitabın sizi değiştireceğini hissedebilirsiniz.
Kitabı tavsiye ediyorum. Ama, size tavsiyem, önce bir şey düşünün. Kitabı okuduğunuzda, ne kadar sarsılacaksınız, ne kadar ağlayacaksınız, ne kadar üzüleceksiniz. Kitabı okuduktan sonra, size soracakları soruları cevaplayamayacaksınız. Kitabı okuduktan sonra, birilerine karşı ne düşüneceğinizi bilmiyorsunuz. Kitabı okuduktan sonra, sizin için savaşın ne kadar acıverdiğini göreceksiniz.
Belki de çok saçma ve anlaşılmaz oldu. Kitabı okuyup okuyarak yazdığım bir review. Normalde kitabın bitmesinden sonra yazıyorum, ama bu sefer deneyeyim dedim.
Umarım bu deneme başarılı oldu.
xa0
Tüm okurlarınıza teşekkür ediyorum! Tüm sizleri de kendim gibi sevindireyim diyorum. Hepinize evlerinizde barış ve mutluluk olsun!