Son zamanlarda çocukluğumdan kalan bazı kitaplarımı yeniden okudum. Vallentin Rasputin'in "Ustalar" adlı kitabının "Ustalar" adlı bölümüne rastladım. Biz de okuldayken okumuştuk.
Kitaptan bana kalan sadece makarna gönderen bir paketle ilgili bir anıydı. "Bunu tekrar okuma" kararı verdim, yetişkin gözlerle bakmak istedim.
İlk olarak, filmi duydum ama henüz izlemedim.
Kitabın kahramanı, küçük bir şehre gönderilmiştir. Şehre gönderilmesinin sebebi, kitabın kahramanın köyünde sadece ilkokul varsa da şaşırtıcı değil. Daha da şaşırtıcı olan, kahramanının köyünde bir çocukken okula gitmesi.
"Ben ilk sınıftaydım"\
Çocukluğumdan itibaren okuduklarımın arasında "Vanya" adlı hikayenin de olduğunu hatırlıyorum. Yine bir 10-12 yaşlarında bir çocuk, ailesinden ayrılmış ve sapağından gönderilmiştir. Bu durumun bir kısmına ben de anneme anlatıyorum. Çocukların okula gitmesinin zor olduğunu, özellikle de köylerde olduğunu. Ama bazen bu hikayelerin bir kısmını inanmak zor oluyor.
Çekov'un "Vanya" adlı hikayesini ortaokuldayızda okuduk. Yine bir çocuk, sapağından gönderilmiştir ve kısmına şanslı olarak kabul edilebilir. Ama hikayenin olayları, olayların geçtiği zaman dilimi ve olayların gerçekleştiği yer, hikayemin kahramanının hikayesinden farklı.
Bu hikaye, olayların geçtiği zaman dilimine göre, 1948 yılındadır. Savaşın ardından, ülke hala bir kargaşaya sürüklenmektedir. Ama bu durum, tüm bölgelerde aynıdır. Annem 1947 yılında doğmuş ve daha sonra köyden şehirde büyümüş. Ama köyde yaşayan çocukların okula gitmesinin çok zor olduğunu biliyorum.
Diğer yandan, okul açılmasını ve kapatılmasını, nüfusun ve çocuk sayısının göz önünde bulundurularak yaparlar. Arkadaşım Sorgovoy'da yaşıyor ve çocukları orada okutuyorlar. Ama onlara, birkaç yakın köyden de çocuklar getiriyorlar. İşte bu nedenle çocuklar için okula gitmenin hiçbir yolu yok.
Çocukların okula gitmesinin zor olduğunu, okula gitmek için farklı bölgelerden çocuklar getirileceğini biliyorum. İşte bu nedenle çocuklar için okula gitmenin hiçbir yolu yok.
Çocukların okulda okumaları, onlara kazandırılan yetenek ve beceriler, onları bir sonraki adıma hazırlar. İşte bu nedenle çocukların okulda okuması çok önemlidir.
Diğer yandan, çocukların okula gitmesinin zor olduğunu, çocukların okula gitmek için farklı bölgelerden çocuklar getirileceğini biliyorum. İşte bu nedenle çocukların okuma yeteneklerini geliştirmeleri çok önemlidir.
Diğer yandan, çocukların okula gitmesinin zor olduğunu, çocukların okula gitmek için farklı bölgelerden çocuklar getirileceğini biliyorum. İşte bu nedenle çocukların okuma yeteneklerini geliştirmeleri çok önemlidir.
Diğer yandan, çocukların okula gitmesinin zor olduğunu, çocukların okula gitmek için farklı bölgelerden çocuklar getirileceğini biliyorum. İşte bu nedenle çocukların okuma yeteneklerini geliştirmeleri çok önemlidir.
Çocukların okulda okumaları, onlara kazandırılan yetenek ve beceriler, onları bir sonraki adıma hazırlar. İşte bu nedenle çocukların okulda okuması çok önemlidir.
Benim çocukluğumdan kalan bir hikaye var, "Ustalar" adlı kitabının "Ustalar" adlı bölümünde rastladım. Çocuklar için okula gitmek, onlar için çok zor bir şeydir.
Çocukların okula gitmesinin zor olduğunu, çocukların okula gitmek için farklı bölgelerden çocuklar getirileceğini biliyorum. İşte bu nedenle çocukların okuma yeteneklerini geliştirmeleri çok önemlidir.
Çocukların okulda okumaları, onlara kazandırılan yetenek ve beceriler, onları bir sonraki adıma hazırlar. İşte bu nedenle çocukların okulda okuması çok önemlidir.
Çocukların okula gitmesinin zor olduğunu, çocukların okula gitmek için farklı bölgelerden çocuklar getirileceğini biliyorum. İşte bu nedenle çocukların okuma yeteneklerini geliştirmeleri çok önemlidir.
Benim çocukluğumdan kalan bir hikaye var, "Ustalar" adlı kitabının "Ustalar" adlı bölümünde rastladım. Çocuklar için okula gitmek, onlar için çok zor bir şeydir.
Ama çocukların okula gitmesinin zor olduğunu, çocukların okula gitmek için farklı bölgelerden çocuklar getirileceğini biliyorum. İşte bu nedenle çocukların okuma yeteneklerini geliştirmeleri çok önemlidir.
Benim çocukluğumdan kalan bir hikaye var, "Ustalar" adlı kitabının "Ustalar" adlı bölümünde rastladım. Çocuklar için okula gitmek, onlar için çok zor bir şeydir.
Çocukların okulda okumaları, onlara kazandırılan yetenek ve beceriler, onları bir sonraki adıma hazırlar. İşte bu nedenle çocukların okulda okuması çok önemlidir.
Bir annenin üç çocuğu var. Çocuğun annesi de aynı şekilde. Hepsi zor durumda ve aç. Başka bir gerçeklik daha yok mu? Savaş zamanında 5 çocuk anneleri nasıl oldu da beş çocuk doğurdular? Doğru, doğdular, çocukları oldu. Gerçekten de, şükürler olsun, bu gibi insanlara saygı. Lakin, biz de dürüst olalım. Onlara zor geldi, hem maddi olarak hem de manevi olarak. Bana göre, bu bir iyi neden değil, çocuk doğurmak için. Eğer çocuk doğuramayacağını bilirsen, doğurmazsan bir problem yok.
Öğrencinin bir anı geldi, beklenmedik bir fikir.
Gerçekten çok riskli, her anlamda.
Öğretmen, durumu kendi eline alır.
Gerçekten "iki kuşu öldürme" çabası. Ve tam da "fransızca" (dikkat ederseniz - tamamen kendisinin zamanı) ve kısmen de, öğrencisini doyurmak için. Ama öğrencinin gururu buna izin vermez. Bu nedenle, başka bir yol seçer.
Üstelik, çok saçma. Kötü bir argüman, çocuk doğurmak için "işte savaş zamanında, 5 çocuk anneleri vardı". Doğru, doğdular, çocukları oldu. Bana göre, bu iyi bir argüman değil. Eğer çocuk doğuramayacağını bilirsen, doğurmazsan bir problem yok.
Ve işler daha da sıra dışı bir şekilde gelişir. Nasıl - söyleyeceğim, çünkü ben bile unuttum.
Neden bu şekilde gelişir, bilmiyorum. Ya da realmente bu, tek yol mudur?
Öğretmen, öğrencisinin hayatına karışır. Ama öğrencisinin annesi, neden böyle bir şey yapmıştır? Ben, bu konuda şüpheliyim. Her neyse, bu bir gerçeklik. Öğretmen, öğrencisinin hayatına karışır ve neden böyle bir şey yapmıştır? Ben, bu konuda şüpheliyim.
Aslında, öğretmenin rolü çok önemlidir. Sadece dersi anlatmakla kalmaz, aynı zamanda öğrencisinin duygusal ve psikolojik sorunlarını da çözümleri gerekir. Ama, öğretmen de bir insandır ve bir bütünlüktür. Bir öğretmen, öğrencisinin sorunlarını çözümlerken, aynı zamanda kendi hayatını da yaşamalıdır.
Rasputin'in bu hikayesi, gerçekten çok iyiydi. Ben, diğer hikayelerini de okuyacağım.
Uzun süreli kullanımda nasıl performans gösteriyor?
Ben 8 gün boyunca bu telefonu kullandım ve her gün 4-5 saat telefon başında geçirdim. Performansı çok memnun kaldım, hiç bir sorun yaşamadım. Oyunlar ve uygulamalar hiç bir problem olmadan açılıyor ve çalışıyordu. Peki pil ömrü nasıl?
Pil ömrü de oldukça iyi, bir günde 3-4 saat telefon başında kaldıktan sonra bile %30 civarında pil ömrü kaldı. Tabii bu da oyun playtime'a ve diğer uygulamaları çalıştırmaya göre değişebilir. Ama genel olarak pil ömrü çok iyi.