Bir haftadır bu kediyle birlikteyim ve malzeme kalitesi beni şaşırttı. Tuşlar sağlam, pil de beklediğimden uzun gidiyor. Kocaman bir kedimiz, ama oyun oynamaktan ziyade, çok sessiz ve keyifsizdir.
Bu kedi çok akıllı! Kediye sesini yükselterek ve sürekli çığlık atarak yiyecek ister! Bazen duyduğum ses, sanki gulyabani sesi gibi geliyor, ama bu kedinin sesi! Yiyecek alana kadar durmaz, sürekli ses çıkarır. Kedimiz de bu kedinin sesine çok güler!
Bu kedi biraz büyük, 7 kilo civarında. Normalde 6.6 kilo ama bir ara 8 kilo oldu, çünkü bana karşı ihanet etti ve çok çok çok fazla yiyecek yedi. Normalde kuru kedi maması durur, ben ona 1.5 günün birinden birarada eklerdim, ama o bu kadar çok yedi ki ben yetişemez oldum. Ayrıca yemek masasından da yemek istiyordu, hatta kartopu ve mineta da yedi, hep yapmazdı! Kedi babamla gelmeyi bıraktı.
Özür dilerim, ama bu kedi en çok popüler kedi! Kedimize göre bu kedi çok daha tatsız! Evde kedimize bakarken, kedisi hep bana peşinden gelir ve sussa da peşinden gelir, bazen bana doğru gelir ve ben de ona yiyecek veririm ya da biz yemek yerken yanına oturmaya gelir. Bazen de bana doğru gelir ve sussa da ben de ona yiyecek veririm. Ama bu kedi çok farklı, sürekli ses çıkarır, tırnaklarını kullanarak masa üzerinden yiyecek çalma girişiminde bulunur ve asla durmaz!
Kış tatiline gittiğimizde, genellikle her gün misafirlerimiz gelip kedilere bakmaya gelirler, ama kediler hala sıkılıyor ve biz geri döndüğümüzde, kedim bir hayli gürül gürül bağırıyor, özellikle baba oğul arasında. İlk iş kendisi bana atlıyor, yüzümü iyice yalayarak çok sevimli bir kedim oluyor.
Evde kaktüsümüz hep yeni maceralar peşinde. Kaktüsümüzün en büyük korkusu var, o da herşey. Farklı kaktüslerin birbirleriyle savaşmasını seyrederken, bir an önce evden kaçtığı da görülüyor. İlk aramamızda bile komşularımız bizi uyarıyordu, kaktüsümüzün sıklıkla yangın suyu göletine gidip gölete baktığını söylüyorlardı. Kaktüsümüzün avcı olmadığı da anlaşılıyor, çünkü yaşları 14'in üzerinde ve bu süre zarfında bir fare tarafından ısırıldı, cıvıl cıvıl kuşlar tarafından saçına saldırdı, komşumuzun kedisinin deleğini kazıttı, bir dizi darp aldı. Birkaç kere de kaktüsümüzün kuyruğu kırıldı, burnu çizildi, gözü de problemli oldu ve kaktüsümüzün kulağı da yaralandı. Kaktüsümüzün veteriner doktoruna gitme sayısı benim doktoruma gitme sayısından daha fazla. Ama elbette bir tane de avı getirmeyi başaramadı.
İsterseniz kaktüsümüzün cinsiyeti sterilize edildi ama evde bile bir dişi kaktüs var ve bizim kaktüsümüz her zaman ona gider ve birlikte bir saatlerce bir kustun altında oturmaya devam ederler. Kaktüsümüzün de dişi kaktüs de sterilize edildi ama ne yaptıkları bilinmiyor. Ama bizim evde kalan dişi kaktüsümüzle bizim kaktüsümüzün arası tam tersi. Evde kalan dişi kaktüsümüz her zaman birilerine bağlıdır ya da evde uyur ama bizim kaktüsümüz evde kalmasını asla istemiyor. Ve tabii ki bu da bizim için bir rahatlama, çünkü kızımız sadece 3 kilo civarında ve hepimiz hepimiz kaktüsümüzün bir avını alabileceğini korkutuyoruz. Ama bizim kaktüsümüz tam tersi, onun için dışarıda olmayı seviyor ve evde tutunmak istemiyor.
İnanılmaz bir şey, kedi bana hep dala gitmeyi sever, orada bol miktarda açık alan var ve bir an önce eve kaçmak isteyebilir. Bu da bizi çok sıkıntıya sokuyor, çünkü eve girmeden önce tüm deliklerin altını kapattık, duvar yüksekliği 2,5 metreyi geçiyordu, ama kedi yine de ağaçlara tırmanıyordu, sonra kuleye atlayıp tekrar eve geliyordu... Bir de çok yüksek atlama yetenekleri var, ilk 3-4 denemeden sonra bir dikenliğe tutunabiliyor ve tekrar aşağı düşüyordu. Ama beni en çok korkutan şey, eve getirdiğimde sakinleşiyor ve 10 dakika sonra tekrar duvarın üzerine çıkıyordu. Beni bu şekilde sürekli takıldığı için çok stres altında kalıyordum. Neyse ki her gün eve dönüyordu veya komşuların yardımı ile eve taşınıyordu.
Bu kedi gerçekten çok zorlandığım bir mesele. Annem tarafından eve getirildi ve sanki bana karşı daha çok ilgi gösteriyordu. Anneme sadece seslenince yanıtı veriyordu, ama ben seslendiysem hiç tepki vermiyordu. Onun için annemin sesini duyar duymaz hemen koşup geliyordu. Bir iki kere evden dışarı kaçtı, o zaman ben onu dışarıdan çağırıyor, ama yine de çok zorlandığımız bir durum.
Genel olarak kedi çok nazik, güzel, sabırlı, her şey yiyen ve temiz bir kedi. Ama çok fazla mırıltı yapıyor, korkak, macera arayan, çok takıntılı, komutları hiç dinlemediği, çok inatçı, bir de biraz aptal, çünkü çok emek vermemiz gereken bir kedi. Onun için yeni şeyleri öğretmek çok zordu ve sürekli aynı hataları yaparak, örneğin, sorokların girişine gidip duruyor ve sonra da onlara saldırıldığında ne yapacağını bilemiyordu. Soroklar ailevi bir tür ve hep birlikte geliyorlar, ama bu kedi ne yapacağını bilmiyor ve sürekli aynı hataları yapıyordu.
Çok eğlenceli bir durum ortaya çıktı. Köpek, favori yataklarını unutup, bana hep yeni yerler seçiyor. Bir süre sonra, onu tekrar oraya taşımak zorunda kalıyorum. Sonra da yine rahatça uyuyor. Kötü huyundayız, yeni yerler bulmak için sürekli bana yeni yerler gösteriyor. Yaz mevsimi geldiğinde bahçeye götürdüğümüzde, özel yemyeşil bir otlak buldu. Her zaman otları kendisi yiyordu ama ben de ona yakın bir yerden otları kesip gösterdim, bana gelir ve otlarımı yiyor. Niye böyle yapıyoruz bilmiyorum ama her defasında böyle yapılıyor. Köpeklerim de ev bitkilerini yiyecek ve şebekleri gıdıklamayacak kadar dikkatli.
Ama bir noktada, ben kedi sevmiyorum. Beni daha çok Nevskaya Masquerade veya Siberian kedileri sevindirecektir. Teşekkürler okuduklarınıza, iyi günler dilerim!