Malzemelerin kalitesi ve paketleme konularında oldukça memnunum. Cihazı aldığım ilk an, paketinin sağlamlığı ve detaylandırılması ile beni şaşırttı. Fiyat/performans ratio açısından çok memnun kaldım, cihazın performansının çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Kargo süresi de beklediğimden kısa oldu ve cihazım çok hızlı bir şekilde elime ulaştı. Bundan sonraki kullanım deneyimi ise çok keyifliydi, tuşların sağlamlığı ve kullanım kolaylığı çok iyi. İade ve iade süreciyle ilgili de hiçbir sorun yaşamadım.
Bir hafta önce bir hikaye yazdım, kısa bir hikaye. Sonuca ulaşmak için bu hikayenin sonuna bakın, çok kısa. Ama beni çok şaşırtan şey, "Pışışe Bloku" serisinin başladığında. Hatta, önce bu seriye bakmamıştım. Ama bu "Pışışe Bloku" serisi, neredeyse bir çocukluktan gelen korku hikayeleri gibi. Belki de bu yüzden, bu seri bana çok tanıdık geldi. Ana karakter Valerka Laganov (Pğtr Natarov), "Güsi-Lebeydi" mutfak karakterini hatırlatıyordu. Böyle bir baba figürü, her zaman ne yapması gerektiğini bilen ve hep doğru yola sokan bir karakter. Belki de bu yüzden, ana karakter Valerik gibi biridir.Bir süre önce bu oyunu keşfettim ve "Pırlanta" oyunundan hatırlıyorum; kesinlikle bu oyunu öneririm. Atmosferi ve korku unsurları muhteşem, benim için. https://irecommend.ru/content/pridet-serenkii-volch...
Dizisi de atmosferik ve ilginç, özellikle zeminin oluşturulmasından sonra. Diziyi bitirdikten sonra, aynı hikayeyi okumak ve sonra ekranında görmenin bir hayli korkutucu olduğunu fark ettim.
Ne "Pişeblok"ü çekici kılıyor? Çok fazla çocukluk anılarını içeriyor; ben lagere gitmedim, ama arkadaşlarım gitmiş ve bana hikayeler anlatmıştı. Benim için ise, ailemle birlikte tatil yapabildiğim için, lagere gitme fırsatı olmadı. Ama şunu söyleyebilirim ki, pişebloku oynarken, çocukluğumu yaşamaya benzer bir duygu hissettirdi.
Çocukluk anılarımızı hatırlatan birçok anlık detay var, örneğin, kurşun eritmek gibi. Burada, hata yapmamamı sağlayan yönetmen ve bir hikayeyi paylaşmak istedim, böylece size aynı hataları yapmamanızı sağlar.
Biraz garip, ama bir soldier'umu var. Biraz karıştırıp, topladım onları kendimden. Özellikle, soldier'lar hep çelikten yapıldığı için, bunlar asla erimez. Bu, kesinlikle oksijden değil. Kullandığımda, ateşe tuttum, hiç erimeyeceğini görünce şaşkınlıkla kaldım.
Zamanında formüse bir sıvı doldururken bir kere çok vahim bir tecrübeye uğradım. Formüssü bir kere sıvı ve formüssün malzemesi de biraz yumuşak olan bir dayakla doldurduğumda, formüssü patlatıp, içindekileri her tarafa saçtı.
Kendimi kurtaramadım. Formüssü suda bekletmemeli, yoksa patlayacağı için. Ama formüssü havada uçuşurken dairenin sıcaklığından etkilenince, patlaması biraz da durduruldu. Zaten formüssü kapağından sıvı fışkırıyordu, duvarlara sıvı damlaları saçıyordu ama formüssü içindeki maddeyi duvarlara yapıştırmadı.
Daha sonra formüssü kullanırken çok dikkatli oldum. Formüssü kullanırken çok dikkatli olmayı unutmayın.
Çocuklara ne kadar uygun bu dizinin yaş sınırı, bilmiyorum. Eğer çocuklar için çok fazla erotik içerik var ise, yetişkinler için ise çok fazla çocuklar için uygun içerik var. Yani sanki bir korku filmi, vampir ya da fantastik karakterler konu alıyor.
Osinoğluyla ilgili bir legend var, biliyor musunuz? Osinoğluyla İuda'nın asılması arasında bir bağ varmış. Ve vampirlerin de İuda ile bir ilişkisi varmış. Vampirleri öldürmenin bir yolu da osinoğluyla vurmaktı.
Ve neden vampire osinoğluyla vurmamız gerektiğini biliyor musunuz? İşte hikayenin bir parçası: Legend, Drakula ile Vlad Tepeş arasında bir bağ olduğunu söylüyor. Ama aslında Vlad Tepeş, kan içmiyordu, bir o kadar da kanlı bir insan olduğunu söylüyorlar. Ve düşmanlarının başlarını kendi piki üzerine asmış.
— Vlada III Çepeş (1431–1476).
Kişisel Bilgiler
Vlada III Avrupa kültüründe Vlada Drakula olarak bilinir. 'Drakula' takma adının kökeni, babasının takma adından gelir; Vlada II Drakul (Yılan). Takma adının 'Tschepeş' (Köpek Takımı) kısmı ise, cezalandırma yöntemlerinde kullanılan bir terimdir. Vlada III, üç kez Vlaçya'da (şimdiki Romenistan)'nın yöneticiliğine getirildi:
- 1448 yılında kısa bir süre için.
- 1456–1462 yılları arasında ana yönetim.
- 1476 yılında kısa bir süre için tekrar yönetim.
xa0
Vlada Çepeş, suçlulara karşı ve iç düşmanlara karşı gösterdiği şiddetli mücadeleyle tanınıyor. Özellikle Türkler ve iç karşıtlarına karşı gösterdiği aşırı şiddet, Vlada Çepeş'in imgesini çoktan mitolojik bir vampir imgesi ile karıştırılmış. Fakat, gerçek Vlada Çepeş, Brama Stoker'ın romanıyla oluşan imajdan çok uzak. Romandaki imaj, modern vampir imgesi için temel teşkil etti.
xa0
"Güneş" dizisinin karakterleri çok iyi işlenmiştir. Her biri karakterini oynuyor ve oldukça inandırıcı.
Dizide öğretmenler, vokatlar ve hekimlerden başlayarak, öğrencilere, kampçılarına kadar her rol için iyi seçimler var.
Kampın çevresi, dekorasyonları da çok güzel.
İlk aşklar, disko partileri...
Tarih çerçevesi biraz kaybolmuş olabilir, ama kampda bir şekilde 80'lerin havası yaşıyor, lentinin ucunda gençlik çağıma kadar...
Şu an için bir şarkı düşünüyorum. "Şiş Gäre, Yo Bebe Şiş Gäre" diye bir şarkı vardı ve o zamanlar çok popülerdi. Hem reklamları hem de bu şarkıları kullanıyorlardı. Bense bu zamana göre tahmin ettikleri gibi oldu dedikleri...
O zamanlar dala dala oynardık ve dala dala oynarken dudaklarından kan çıktı. Bu tür hikayeleri çok iyi anlatıyorlar. Çadırda veya ağaç dibinde oynarken çok eğlendik. Yemeğe geçerken de hepimiz hep birlikte otururduk.
Ama bazen biz de oyunlar oynardık. Oyunlardan biri de futboldu. O zamanlar futbol oynuyoruz, bir de mola veriyoruz ve sonra devam ediyoruz. İstersek de bir yere oturup konuşuyoruz. Benim aklıma bir şey geldi. Bir de o zamanlar çok oynanan bir oyun vardı. Oynamak için iki grup oluşturuyorduk ve birbirimize vurmaya çalışıyorduk. Benim aklıma bir şey geldi. Bir de o zamanlar çok oynanan bir oyun vardı. Oynamak için iki grup oluşturuyorduk ve birbirimize vurmaya çalışıyorduk.
Bir de ben bir dizi izliyorum ve bazı anılar bana geldi. Hatta aynı tür hikayeleri okuyorum. Benim aklıma bir şey geldi. Bir de o zamanlar çok oynanan bir oyun vardı. Oynamak için iki grup oluşturuyorduk ve birbirimize vurmaya çalışıyorduk.
Bu diziye baktığımda, aslında bu tür hikayeleri çok iyi anlatıyorlar. O zamanlar çok oynanan bir oyun vardı. Oynamak için iki grup oluşturuyorduk ve birbirimize vurmaya çalışıyorduk. Herkes birbirine vuruyordu ve sonra da birbirimize sayıyorduk. Benim aklıma bir şey geldi. Bir de o zamanlar çok oynanan bir oyun vardı. Oynamak için iki grup oluşturuyorduk ve birbirimize vurmaya çalışıyorduk.
Bir de ben bir dizi izliyorum ve bazı anılar bana geldi. Hatta aynı tür hikayeleri okuyorum. Benim aklıma bir şey geldi. Bir de o zamanlar çok oynanan bir oyun vardı. Oynamak için iki grup oluşturuyorduk ve birbirimize vurmaya çalışıyorduk.
Romantizm de çok iyi anlatılıyor. Herkes birbirine vuruyordu ve sonra da birbirimize sayıyorduk. Herkes birbirine vuruyordu ve sonra da birbirimize sayıyorduk. O zamanlar çok oynanan bir oyun vardı. Oynamak için iki grup oluşturuyorduk ve birbirimize vurmaya çalışıyorduk.
xa0
Evet, hikayemi anlatmaya başlıyorum. Bu hikaye spoyler değildir, çünkü ben hikayeyi yazmadan önce diziyi izlememiştim. Hikayemdeki olaylar bana çok yabancı gelmedi, çünkü ben kendimi hikayenin kahramanlarında görebiliyorum. Birkaç gün önce hikayeyi yazmaya karar verdim ve şimdi anlatmaya hazırlanıyorum.▌ İlk Günüm
Benim için ilk kez bir kamp olan Sčastlivoe detstvo kampı. Otobüsün camında bir sinek uçuşuyor, ben ve Toha kızıştık ve şimdi o son koltukta, paltosunu takınıp beni öfkelendi. Hatta yeni bir phone almış. İşte başladığım bu yazın ilk günleriydi, dolu dolu deneyimler. Hatta ufak bir nehrin kıyısında kampımızın bulunduğunu görüyoruz. Nehrin küçük adacıkları da var. Otobüs birden durdu, sürücü yüksek sesle seslendirdi ve biz dışarıya doğru geliyoruz.
xa0
▌ Üçüncü Bölüm
Bir gece, diğerleri uyurken, Tohya ile birlikte sessizce nehre inmek istedik. Su gümüşlü ay ışığını yansıtıyordu, gökyüzünü yansıtıyordu. Birdenbire kurtarma çağırmaya benzer bir çığlık duyuldu. Kimse suyun içinde boğuluyordu, kendini suyun üzerinde tutmaya çalışıyordu. Daha yakından bakınca, küçük bir oğlan çocuğu, akıntıyla savaşırken gördüm. İnatçılık geldi anda, tanımadığımız bu yabancı çocuğun yardımına koştuk.
Oğlanı kollarımızda kaldırıp, dikkatlice kıyıya taşımamızda zaman almadı. Şanslı olarak, nefes aldıktan sonra, su yutmuş, gözlerinin su damlaları içinde kalmıştı, ancak bir an sonra, boğuk bir sesle,
— Benim adım Petey, ben de buradayım, annem de buradaki kampta çalışıyor...
dedi. Anında bir anlama geldi: bizi kurtarma çağıran küçük oğlan, Zorlu Pazardaki kaderi konuşulan Pazardaki Pazardanın oğlu olmalıydı.
Ne garip ki, bu kadar inanması imkansız. Üçüncü bölümde, benim kısa öykümden daha çok benzerlikler var. Korkunç bir benzerlik. Benim öyküm vampir ve vurdalaklarla ilgilendiğinde, onların zamanın bir pötüşünde, bir sahil adası çevresinde kilitlenmiş olan çocukların hikayesiyle ilgileniyorum. Hikayenin ana motivasyonları, adaya neden geldiklerini araştırmak ve zamanın pötüşünden kurtulmak için tüm gizemi çözmektir. Benim hikayemde, Petey de dahil olmak üzere adaya gelen çocukların her biri farklı nedenlerle buraya geldiler. Petey, kendini kurtarmak için buraya geldi, çünkü burada, çocukluğunda oluşan zaikansı bir şekilde iyileşti.
Bir haftadır bu seriyi izliyorum ve beni gerçekten şaşırtan bir şey var: her bölümün bir benzerliği var. İlk başta bu beni çok etkiledi. Gerçekten farklı hikayeler izliyorsunuz.
Neyse, artık hepimize vampire dönüşme zamanı! İsterseniz tomata suyu içelim, yoksa bu çocukların korkutucu hikayelerini yazalım. Bu seri gerçekten çok ilginç, özellikle karanlık ve gizemli hikayelerinizi sevenler için. Benim için bu seri çok keyifliydi, ancak bazı bölümlerde biraz yavaşlama vardı. Fırsatını bulunca kesinlikle izlemelisiniz. 4 üzerinden 4 yıldız verdiğim bu seriyi seveceksiniz, emin olabilirsiniz!