Gece Okulu'na Büyük İhtimal İhtimal Ettiğimi Ama Gerçekte Çok İlgisiz Buldum
Gece Okulu'nu bir süredir izliyorum ve bana göre bir süper yapım. İlk başta İlya Sobolev'in rolünü sevmediğimi söyleyeyim, ama karakteri de bana göre çok iyi oldu. Bana göre bir şeyler anlatmak için çok özel bir atmosferi var, çok içten ve sıcak bir yapım.
Yönetmen Zhanna Kadnikova, premyeri 12 Ocak 2026'da STC'de gerçekleşti ve 16 seriden oluşuyor. Genre komedi.
Hikaye
Dima, bir PPSS stafferı, ancak neden bildiğim yok, bazı nedenlerden dolayı attestationu yok. Kontrol günleri yaklaştığında, yetkililer onu aceleyle gece okulu için gönderdiler. Aynı zamanda, diğer insanlar da farklı yaşlarda ve farklı şeyler için geldi. Ama gece okulunun binası kayboldu ve şimdi normal bir lisenin içinde. Lisede insanlar buna çok memnun değil.
Aktörler ve Karakterler
Önceden, oyuncuları görünce, ben de çok etkilenmedim. Zaten çok fazla kişi tanıyorum, ama bu beni etkilemedi. Önceden izlediğim Ural Pelmenei'nin oyuncuları da vardı.
İlk rol, Dimon İlya Sobolev tarafından oynanıyor. O sadece bir komedyen, bana göre hiç de sevmedim. Ama karakteri çok iyi.
İlk rol, Nikita Sergievich Dmitry Sokolov tarafından oynanıyor. O, önceki hayatımda okulun başöğretmeniydim, ancak daha sonra yardımcı öğretmen olarak görev aldım. Okulun yanı sıra bir başka sevdiğim işim de peynir pişirmektir. Aslında ilk başta komik gibi geldi, ancak zamanla kendime ait olamadım. Özellikle okul müdürü ve müdürle olan ilişkimin bana merak uyandırmasına rağmen, oynayan Dmitry Sokolov'un iyi oynadığını hissediyorum.
Christina rolü Natallia Borisova tarafından oynanıyor. O, çok komik bir karakter. İlk sahneden itibaren ona çok benzeyen bir karakter. Beni ilk kez gördüğüm bir aktris, ancak rolü oynarken çok güldüm.
Benim gibi bu karakteri çok sevdim. Bir kadın, bir annenin hikayesi, ikinci fırsatı arayan bir kadın... Benim gibi bu karakteri çok sevdim.
Diğer karakterler de beni çok etkiledi. Özellikle de yaşlı bir kadının hikayesi beni çok etkiledi. Nasıl bir duygu hissettiğine dair bir fikrim yoktu. Ama çok ilginçti.
Bir diğer karakteri de çok beğendim. Bir diğer karakteri de çok beğendim. Nasıl hissettiğine dair bir fikrim yoktu ama çok ilginçti.
Özetle
Bence "Gece Okulu" bana ilginç ve komik bir içerik olacak. Zaten fikir de gerçekten çok güzel! Büyük yaşta öğrenciler ve öğretmenler arasındaki günlük yaşamdan alınan anlar, onların kişisel deneyimlerinden bahsederken, gerçekten benim ilgimi çekmesi gerekiyordu. Ve işte ekranın sürekli olarak gelişen olaylar içinde: sınıf arkadaşlarının aralarında tartışmaları, okul müdürünün verdikleri problemi çözmeye çalışırken, müdürün öğrencileri kendi çıkarları için nasıl kullanabileceği türden planları... Sonra da öğrenci ve öğretmen arasındaki karmaşık ilişkiler, sıradan durumlar...
Ama kısa süre sonra, beni tamamen içine çekmeyen bir içerik olduğunu anladım. Evet, ilgi çekici anlar olacak, ancak gelişimini sürekli olarak tutamayacak. Mesela, Babama Nina'nın kaybolduğu an, beni gerçekten ilgilendirdi: nerede diye merak etmeye başladım. Ancak, baba Nina'nın kaybolduğu aramayı izlemek, bana tatmin edici değildi.
Çok az sayıda hikaye akışı var, ancak bu da beni gerçekten ilgilendiren ve tutan.
Biraz daha da ilgisi kayboluyor. Ama yine de arada bir dönemece vardır ki, çok da hoşuma gitmez.
Benim için en çok rahatsız edici şeylerden biri de, Katya ve Dima'nın hikayesiydi.
Katya ve Dima'nın hikayesini izlemek bana çok sıkıcı geldi. Söylenenler, gelişen olaylar... Hiçbir şey beni cezbedemedi. Bana göre bu karakterlerin hikayesi çok sıkıcı.
Rahatça söyleyebilirim ki, hiç bir aşk hikayesi bana çok da etkili olmadı. Birkaç ilginç an vardı, ama o kadar.
Tabii ki, ilk serisinin sonunda umudumu yitirdim ama ikinci serisinin başlangıcında hala bir umut vardı. Ama ne yazık ki, o da bana bir şeyler vaat ediyordu, ama olmadı.
Hiçbir anıma gülmeyeceğim anlar gördüm. Birkaç kez güldüm, ama o kadar.
Yine de geri döneceklerimiz var.
Biraz fazla, biraz fazla yok. Mesela, bir kaç daha akademisyen (veya akşam derslerine devam eden öğrenciler için dersler de gerçekten sınırlı kalıyor: İngilizce, Türkçe, fizik): eğlenceli ama gerçekçi. Gerçek bir hayatı ve bir hedefi olan karakterler de güzel olur. Bu karakterler hem gerçek hem de biraz öngörülebilir olsalar da, gerçek bir insanı temsil ediyorlar. Benim için bu yeterli.
İzleme deneyimi konusunda her şey çok normal. Çoğu sahne, aynı birkaç yerlerde geçiyor ve çok fazla farklılık yok. Ama en önemli şey, gördüğümde aslında bir set olduğunu hissediyorum.
Bir haftadır kullanıyorum, sadece 45 dakika sürüyordu, o yüzden bana hiç zor gelmedi. İlk başta şüphe duyduğumda, bazı karakterlere gerçekten ısındım: Pavel, Christina, Nana Nina, Olesia ve hatta ilk başta bana pek ulaşmayan Ludmila. Eğer bunlar ana karakterler olsaydı ve hikaye onları merkez alırsa, 'Gece Okulu' beni daha fazla mutlu edecekti, ama bazı eksiler ve gerçekçilik eksikliği vardı.
Özetle: 3 puana değer veriyorum, tekrar izlemeyeceğim ve devamını beklemeyeceğim.