Ben Fredrik Bakman\'ın kitaplarını oldukça iyi tanıyorum. Birkaç yıl önce ilk kitabını okudum, o zamanlar çok etkilenmiştim. Ancak son kitabı, \"Üç hikaye\", beni daha da etkiledi. Kitap, üç farklı hikayeden oluşuyor, her biri birbirinden farklı ve birbirleriyle bağlantılı değil. Her biri insanın içini yakıyor ve bir o kadar da ağlatıcı.
Kitabı elektronik olarak okudum, ama içinde resimler var. Bazı resimler bile sayfalar boyu gidiyordu. Kitabı okudukça, bir şeyler anladım. Bir şeyler gördüm. Bir şeyler hissettim. Hikayeler, birbirinden farklı ama hepsi de çok duygusal.
Kitabın en önemli yanı, hikayelerin birbirinden farklı olması. Her biri, farklı bir konuyu ele alıyor ve okuyucuya farklı bir deneyimi sunuyor. \"İyi ki evden çıkarken kapıları kapatmışız\" hikayesi, bir dedenin hikayesini anlatıyor. Dedemin hikayesi, bana çok duygusal geldi. Birkaç gün önce okudum, hâlâ aklımda var. Her sayfada duruyorum, bir iki kere okudum.
\"Dedemin hikayesi\'nin ardından, \"Sesi duymak iyidir, ama bazı şeyleri görmek zordur\" hikayesiyle devam ediyorum. Bu hikaye, bir cam kürede hapsolmuş bir çocukun hikayesini anlatıyor. Çocuk ağrı çekiyor, boş bakışlarla dolaşıyor, hiçbir şey onu memnun etmiyor, konuşmuyor. Ona ilaçlar veriliyor, depresyondan muzdarip olduğu söyleniyor.
Kitabın en duygusal anları, çocukun cam küresinden çıkmasına dair. Bu an, okuyucuya derin bir etki yapıyor. Hikaye kısa ama derin, keskin bir yapıya sahiptir. Açıklamalar renkli, ama aynı zamanda karanlık. Author, birkaç sayfa içinde derin bir anlamı taşıyan, beni gerçekten duygulandıran bir hikaye yazdı.
Öneririm ki, \"Üç hikaye\"yi okumak isteyenler, içlerinde ne olduğunu hatırlamak, boğazında bir düğüm oluşmak ve tatlı bir şekilde ağlamaktansa, bu hikayeleri okumalıdır. Gerçekte, herkesin okumaya değer bir hikaye. Çok önemli ve ciddi konular ele alınıyor, atmosferi ve doğallığı ile yazılmış.
Geçen zamanda, özellikle ikinci hikayeyi, \"Her gün eve gitmenin yolu uzuyor\", bir daha okuyacağım. Elbette ki öneririm!
Kitap yapısı
\"Üç hikaye\" küçük bir kitap, üç farklı hikayeden oluşuyor. Her biri birbirinden farklı ve birbirleriyle bağlantılı değil. Her biri insanın içini yakıyor ve bir o kadar da ağlatıcı.
Kitabı okudukça, bir şeyler anladım. Bir şeyler gördüm. Bir şeyler hissettim. Hikayeler, birbirinden farklı ama hepsi de çok duygusal.
Kitabı bitirdiğimde, yaklaşık 2-3 saat içinde okudum ve derin nefesler alıyordum. Her hikayeyi bitirdikten sonra, ailemle konuşmak istedim.
Bakman\'ın üslubu
Bakman\'ın üslubunu tanıyorum. Onun üslubunu hemen her yerde tanıyorum. Çok basit ve gerçekçi kelimeler, ama çok derin bir anlam taşıyor.
Bakman, karşılaştırmalarıyla ünlüdür. Onun kitaplarını okuduktan sonra, bu özelliği farkeder misiniz.
1. \"Hayatın en büyük anlaşması\"
Elektronik versiyonumda, bu hikaye 33 sayfa uzunluğundaydı, resimlerle birlikte.
İki insan, bir hastanede tanışıyorlar. Her ikisinin de vücutları kanserle savaşıyor.
Bakman, ne ağrılardan, ne de hastalıklardan bahsetmiyor. Hikayenin ana konusu, korkular, pişmanlıklar ve kararlılıktır. Bir insanın hayatını kurtarmak için ne yapması gerekir? Kendini yakalamak ve sevdiği insanların hayatını kaybetmemesi için kendini feda etmek!
Sen de bir gün bu sayfaları karıştıracaksın, ama sen de görmeyeceksin. Sen de bana benzeyeceksin.
Bu hikaye bana çok duygusal geldi. Birkaç gün önce okudum, hâlâ aklımda var. Her sayfada duruyorum, bir iki kere okudum.
2. \"İyi ki evden çıkarken kapıları kapatmışız\"
Ben de bu hikayeye çok bağlandımda. Bir haftadır kullanıyorum, malzeme kalitesi beni şaşırttı. Tuşlar sağlam, pil de beklediğimden uzun gidiyor.
İçindekiler:
Dedemin hikayesi.
Bir dede, bir aile ve bir hikaye. Dede, bir gün kendine gelmez ve aileye büyük kaygılar vermez. Dedemin hikayesi, bana çok duygusal geldi. Birkaç gün önce okudum, hâlâ aklımda var. Her sayfada duruyorum, bir iki kere okudum.
Okudukça, bir şeyler anladım. Bir şeyler gördüm. Bir şeyler hissettim.
Kitabı okudukça, bir şeyler anladım. Bir şeyler gördüm. Bir şeyler hissettim. Dede, bir gün kendine gelmez ve aileye büyük kaygılar vermez. Dedemin hikayesi, bana çok duygusal geldi.
Hikayedeki en duygusal an, dedenin evini terk etmesiydi. Dede, bir gün kendine gelmez ve aileye büyük kaygılar vermez. Dedemin hikayesi, bana çok duygusal geldi.
3."Sesi duymak iyidir, ama bazı şeyleri görmek zordur"
Kitap, üç hikayeden oluşuyor: \"İyi ki evden çıkarken kapıları kapatmışız\", \"Dedemin hikayesi\" ve \"Sesi duymak iyidir, ama bazı şeyleri görmek zordur". Hikayeler, birbirinden farklı ama hepsi de çok duygusal.
Kitabı okudukça, bir şeyler anladım. Bir şeyler gördüm. Bir şeyler hissettim. Hikayeler, birbirinden farklı ama hepsi de çok duygusal.
Kitabın en önemli yanı, hikayelerin birbirinden farklı olması. Hikayeler, birbirinden farklı ama hepsi de çok duygusal.
Son olarak, bu hikaye bir hayalden ibaret gibi. Bir çocuk, cam bir kürede hapsolmuş gibi.
Sebastian, cam bir kürede yaşıyor. Bu durum dışarıdan bakanlar için bir problem.
Çocuk ağrı çekiyor, boş bakışlarla dolaşıyor, hiçbir şey onu memnun etmiyor, konuşmuyor. Ona ilaçlar veriliyor, depresyondan muzdarip olduğu söyleniyor.
İnsan mutlu olmalı, mutlu olduğu zamanlarda. Eğer mutlu değilse, o zaman içinde bir şeylerin yanlış gittiği düşünülüyor.
Bir gün cam küresinde, çocukun kalbinin derinliklerinden dökülen bir püsküllü trol ortaya çıkıyor. Hep birlikte, çocukun derinliklerine yolculuk ediyoruz. Bu yolculuk çocuğa ciddi bir etki yapıyor.
Hikaye kısa ama derin, keskin bir yapıya sahiptir. Açıklamalar renkli, but also karanlık. Author, birkaç sayfa içinde derin bir anlamı taşıyan, beni gerçekten duygulandıran bir hikaye yazdı.
Oku mu yoksa?
\"Üç Hikaye\"yi okumak isteyenler, içlerinde ne olduğunu hatırlamak, boğazında bir düğüm oluşmak ve tatlı bir şekilde ağlamaktansa, bu hikayeleri okumalıdır. Gerçekte, herkesin okumaya değer bir hikaye. Çok önemli ve ciddi konular ele alınıyor, atmosferi ve doğallığı ile yazılmış.
Geçen zamanda, özellikle ikinci hikayeyi, \"Her gün eve gitmenin yolu uzuyor\", bir daha okuyacağım.
Elbette ki öneririm!