Frank Tilye'nin Kitaplarına İlk Kez Tanışıyorum
Samimi olarak söyleyeyim, Frank Tilye'nin kitaplarını tanıtmak için bana biri yaklaşmıştı. Önce bu yazarı duyduğumda, Agatha Christie'nin modern versiyonu gibi bir yazar olduğunu düşündüm. Ama ilk kez tanıştığım kitabıyla bu fikrimi tamamen boşa çıkardım.
Kitabı "Lis Teneleri" adlı ilk kitapla tanıştım. Kitabın resmi tanıtımından bakıldığında, kitabın konusu şöyle anlatılıyor:
Yaşlı bir milyarder olan Arthur Dofr, genç bir yazar olan David Miller'e bir teklif götürür. David'in görevi, Arthur'un isteğine göre bir roman yazmak olacaktır. Bu romanın konusunu Arthur çok detaylı olarak tarif etmiştir. Kitaptaki ana karakter olan Pahac-125 adlı seri katilin, Arthur'un isteğine göre romanın sayfalarında yaşamaktadır.
Kitabın ana kahramanı David Miller'dir. David'in işini, ölümle başa çıkmak için yazdığı romanlardır. Ancak bu işten para kazanamadığı için, bir yandan da başka bir iş aramaktadır. David'in kızı olan Clara, küçük ama çok sevgili bir çocuktur. Clara'nın annesi ise Kati'dir. Kati, David'in işini bırakması için sürekli olarak baskı yapar.
Kati'nin davranışları beni çok sinirlendiriyordu. Kitabın başından sonuna kadar, sürekli olarak Kati'nin anlaşılmaz ve abartılı davranışlarını görüyorduk. Kati, sürekli olarak bağırıyor, mabeyinları yırtıyor ve her an bir şey yapacağını ilan ediyordu.
Kitabın diğer karakterleri de, Kati'nin davranışları kadar abartılı değildi ancak bazılarının davranışları beni çok sinirlendiriyordu. Özellikle de Clara'nın annesi olan Kati, beni çok sinirlendirdi.
Kitabın hikayesi, yavaş yavaş gelişiyordu. İlk olarak, bir detektif hikayesi olarak başlıyordu ancak sonraları, slasher gibi bir hikaye haline geliyordu. Kitabı ilk 10 sayfadan sonra bırakmak istedim, çünkü bana çok ilginç gelmemişti. Ancak devam ettim ve sonunda, beni hayal kırıklığına uğratan bir finalle karşılaştım.
Kitabın ana zayıflığı, motivasyonunun hiç olmadığını söyleyebilirim. Kitabın finali, çok zayıf ve keyfi bir sondu. Kitabı, bir detektif hikayesi olarak algılayabilirdim ancak kitabın içinde çok zayıf bir hikaye vardı. Benim için bu, çok büyük bir hayal kırıklığıydı.
Kitabı ilk kez okuduğumda, bana çok ilginç gelmemişti. İlk 10 sayfadan sonra, devam etmem gerektiğini düşündüm. Ancak sonrasındaki hikaye, beni hayal kırıklığına uğrattı.
Kitabın diğer karakterleri de, Kati'nin davranışları kadar abartılı değildi. Ancak bazılarının davranışları, beni sinirlendirdi.
Kitabın ana zayıflığı, motivasyonunun hiç olmadığını söyleyebilirim. Kitabın finali, çok zayıf ve keyfi bir sondu. Benim için bu, çok büyük bir hayal kırıklığıydı.
Kesinlikle tavsiye etmem gereken bir kitap. Eğer sizde Frank Tilye'nin kitabını okumak istiyorsanız, çok uzun bir süre beklemeye değmez. Hatta hiç bekleme değmez.
Kitabın ana zayıflığı, motivasyonunun hiç olmadığını söyleyebilirim. Kitabın finali, çok zayıf ve keyfi bir sondu. Benim için bu, çok büyük bir hayal kırıklığıydı.
Kitabı ilk kez okuduğumda, bana çok ilginç gelmemişti. İlk 10 sayfadan sonra, devam etmem gerektiğini düşündüm. Ancak sonrasındaki hikaye, beni hayal kırıklığına uğrattı.
Kitabın diğer karakterleri de, Kati'nin davranışları kadar abartılı değildi. Ancak bazılarının davranışları, beni sinirlendirdi.
Kitabın ana zayıflığı, motivasyonunun hiç olmadığını söyleyebilirim. Kitabın finali, çok zayıf ve keyfi bir sondu. Benim için bu, çok büyük bir hayal kırıklığıydı.
Kesinlikle tavsiye etmem gereken bir kitap. Eğer sizde Frank Tilye'nin kitabını okumak istiyorsanız, çok uzun bir süre beklemeye değmez. Hatta hiç bekleme değmez.
Kitabı ilk kez okuduğumda, bana çok ilginç gelmemişti. İlk 10 sayfadan sonra, devam etmem gerektiğini düşündüm. Ancak sonrasındaki hikaye, beni hayal kırıklığına uğrattı.
Kitabın diğer karakterleri de, Kati'nin davranışları kadar abartılı değildi. Ancak bazılarının davranışları, beni sinirlendirdi.
Kitabın ana zayıflığı, motivasyonunun hiç olmadığını söyleyebilirim. Kitabın finali, çok zayıf ve keyfi bir sondu. Benim için bu, çok büyük bir hayal kırıklığıydı.
Kesinlikle tavsiye etmem gereken bir kitap. Eğer sizde Frank Tilye'nin kitabını okumak istiyorsanız, çok uzun bir süre beklemeye değmez. Hatta hiç bekleme değmez.