İlk kez buraya gittim, hayal kırıklığına uğradım; neler bulamazsınız?
add_circle Artılar
- Riblerin inanılmaz yumuşak ve sulu olması
- Yemeklerin tazeliği ve lezzet dengesi
- Siparişlerin hızlı hazırlanıp servis edilmesi
- İçecek çeşitliliği ve kokteyllerin kalitesi
- Şık cam duvarlar sayesinde dışarıyı izleyebilen oturma alanı
remove_circle Eksiler
- Rezervasyon politikası katı, sadece özel davetler kabul ediliyor
- Fiyatlar bölge ortalamasının oldukça üzerindeydi
- Soğuk havada dışarıda bekletilmek can sıkıcıydı
- İç mekan çok kalabalık, mahremiyet yok, oturma düzeni dağınık
- Menüde gramaj bilgisi bulunmuyor, porsiyon ölçüsü belirsiz
- Dekorasyon soğuk bir atmosfer yaratıyor, sıcak bir ortam eksik
- Bazı yemekler damak tadıma uymadı, çeşitlilik beklentiyi karşılamadı
Galeri


















































Editör Özeti
Moskova’da sık sık duyduğum bir yerdi, ama bir yıl önce kız arkadaşlarımın ısrarıyla ilk kez Arbat şubesine gittim. Rezervasyon kabul edilmedi, dışarıda soğukta beklemek zorunda kaldık ve içerideki kalabalık mahremiyetimizi kısıtladı. Yemekler tazeydi, ribler inanılmaz yumuşak ve sulu, servis de hızlıydı. Fakat fiyatlar bölge ortalamasının çok üzerindeydi, menüde porsiyon gramajı yok ve dekorasyon soğuk bir hava yaratıyor. Lezzet açısından memnun kaldım ama fiyat/performans ve konfor açısından hayal kırıklığı yaşadım.
Teknik Özellikler
\nHerkese merhaba :)
\nMoskova’da sık sık uğradığım bir yer var, adı Frank by Basta. Şimdi size bu mekânı anlatayım.
\nBen muhtemelen buraya hiç adım atmazdım ama bir yıl önce, diplomanı alır almaz kız arkadaşlarım "kötü bir kutlama yapalım" dediler ve beni buraya sürüklediler. Onlar daha önce defalarca gitmiş, beğeneceğimi söylemişlerdi.
\nBiraz sonra erkek arkadaşımla tekrar aynı restorana gittik.
\nBu yüzden deneyimlerimi iki şube üzerinden ve genel izlenimlerimi de ekleyerek sizlerle paylaşacağım.
\nİlk şube Arbat'taydı.
\nBu ziyaret 8 Mart öncesi bir yıl önce gerçekleşti. Masayı ayırtmaya çalıştık, rezervasyonun kesin olacağını düşündüğümüz için depozito da ödeyecektik. Ancak reddedildik. Sebep: "Tatillerde rezervasyon almıyoruz" demişler. Ben de bu durumu kabul ettim.
\nSonunda oraya vardık ve dışarıda soğuk, rüzgarlı bir havada beklemek zorunda kaldık. İçeride bütün masalar doluydu, insanlar sırayla içeri alınıyordu. Camdan iki boş masa gördük ama kimse içeri alınmadı.
\nSoğukta, rüzgarda ayakta bekleyip "aç" hissetmek kimseyi mutlu etmez; ben bu durumu hiç sevmedim. Yaklaşık 30‑40 dakika bekledik. Sonunda içeri alındık ama garsonlar bizi neredeyse itiyordu, "Siz rahatsız ediyorsunuz" dediler. Ceketimizi asmak zor oldu, girişteki askı da pek kullanışlı değildi. Üstten bir suçluluk duygusu geldi; bir yere oturmak bile bir başkasını rahatsız ediyormuş gibi hissettim. Boş bir masa bulduk, ama arkamızda "Rezervasyon" işaretli iki masa hâlâ boştu ve sonunda o masaları bir grup genç oturdu.
\nDışarıda beklerken üşüdüm, içeride oturduğumda da ısınamadım.
\nMenü. Gazete gibi. Bazıları beğeniyor ama bana pek hitap etmiyor. Sanırım tek kullanımlık olması amaç. Çok kalabalık olduğunda menü çabuk kirleniyor, bu şekilde ucuzca değiştirilebiliyor. Bu da bir tercih.
\nAma gramajların olmaması beni rahatsız etti. Ne sipariş edeceğimi anlamak çok zor oldu. Kızlar "Garsona sor" dediler. Tüm menüyü mi sormam gerekir? Birine bu kadar zorlamak istemedim. Sadece isimlerine bakarak seçim yapmak zorunda kaldım. \n\n\n\n\n\n
\nSonunda bir alkolik kokteyl sipariş ettim. İçtim ama çok hafifti. 700 ruble fiyat bana çok yüksek geldi. Tekrar denemedim, bir daha içmem. \n\n\n\n\n\nİkinci içecek olarak çilek‑vanilya çayı aldım. Çok lezzetliydi, bayıldım. Neden çay olduğunu anlamadım, tadı sanki meyve suyu gibi. Görünüşü yiyebilecek kadar güzel ama tadı pek hoş değil. \n\n\n\n\n\nYemek olarak da bir şey seçtim: kemik üzerindeki yavaş pişmiş dana eti ve fırın patates. Lezzetli geliyordu.
\nSunum pek hoşuma gitmedi. Alt tarafta ezilmiş patates, üstünde bir kemik ve ince doğranmış maydanoz var. Yeşillikleri biraz daha ince kıyabilirlerdi.
\nYemek sıcak değildi, porsiyon da küçüktü. Yiyebiliyordum, et yumuşaktı ama hiç doyurucu değildi. Kaburga almadığım için pişman oldum. \n\n\n\n\n\n\n\n
\nYanına bir tatlı da denedim, yine hayal kırıklığıydı. Vişneli napolyon şöyle görünüyordu. Yiyebiliyordum ama bir şey katmadı. Napolyonun içine vişne ekleyip farklı bir şey yapmışlar sandım, ama vişneyi yanına dökmüşler. \n\n\n\n\n\n\n\nNapoléon
\nKızlar çok keyif alıyordu, kaburgaları kapmışlardı, ben tek başıma oturuyordum.
\nBunlar büyük kaburgalar, yanında tatlı patates. Sunum çok güzel, sıcak servis edilmiş. \n\n\n\n\n\n\n\nrebara büyükler batat ile
\nBBQ sosunda..
\n \n\n\n\n\n\n\n\nBBQBen de kemik ve aç bir suratla oturuyordum :D \n



