Kitap Hakkında Düşüncelerim
Çocukluğumdan beri hafta sonu tatillerimde daima bir kitapla dolaşırdım. Doğaya, doğayla baş başa kalarak okuyamadığım bir gün yoktu. Fakat bu sefer ne yazık ki kitap seçmek için fazla vakitim yoktu ve birkaç tane rastgele, ufak kitap seçtim.
Frank Týlie'nin kitaplarını sevmedim, çünkü şiddete karşıyım. Ancak nasıl ki bir ustanın elinde ustalık vardır, Frank Týlie de hikayelerini ustaca kurgulamayı başarmış. Kitaplar bir kaç gün içinde okunabilir bir düzeydedir.
Kitap Hakkında İlk İncelemelerim
Kitabı aldığım ilk anda, kitabın tasarımı ve baskı kalitesi hakkında düşündüm. Kitap ufak, hafif, bir cilt ile geliyor. Sayfalarda gazete tipi gri renkte ve oldukça hırpanidir. Kitabı tamamen açmak pek mümkün görünmüyor, cilt hırpalı.
Kitap kapağından ne olduğu hakkında tam olarak bir fikir edinemedim, ne de nasıl ilişkili olduğu hikayeden. Kapağın görünümü oldukça yadırgatıcı, sanki bir anı gibi, bu anı da çok kısa bir süre içerisinde silinmeye yüz tutuyor.
Hikaye ve Konu
Frank Týlie'nin "Şarco ve Enbéli" serisinin üçüncü kitabı "Meyve Öpücüğü", Frank Şarco'nun uzun bir süre boyunca yeniden işe başladığı bir hikayedir. Komiserin görevi, birkaç korkunç cinayeti çözmektir. Hikaye bu cinayetleri çözmek için karmaşık soruları çözmesini gerektirir. Komiserin bu soruları çözdüğü ölçüde, hikayenin sonu daha da korkunç bir hal alır. Komiser, bu şekilde, bir insanın en içinden en derinlerine iner, en karanlık ve en korkunç şeyleri keşfeder. Fakat bu sırada komiserin de kendi içinde bir savaş yaşayacaktır. Komiser, geçmişini hatırlayacaktır, suçluluk duygusuyla sızlacaktır, sürekli düşlerinde ve hayallerinde korkular ve delilikler olacaktır.
Kitapın Zayıf Yönleri
Kitabın zayıf yanlarından biri yazarın anlatım tarzı. Bazen aynı cümleleri tekrar tekrar kullanıyor, biraz sıkıcı oluyor. Ancak belki de bu çevirinin sorunudur. Gerçekten de kitabın çoğu yerlerinden ilginç, devam etmek istiyorum. Sonraki kitabım "Fantomik Hafıza" olacak.
Kitaplarımı:
"Adın Yok" - Labrador sahiplerine okuduktan sonra bir başka korku daha gelecek"Ölüm Odası", Frank Tiller - "Bu oyun değil, Lucy. Bu aramalar değil. Yolun sonuna geldikten sonra sadece ölüm ve umutsuzluk kalacaktır.""Mezarın sessizliği", Tess Gerritsen - Mistik, eski efsaneler, aile sırları, yıllarca konuşulmayan şeyler."Gizem" - Frank Tiller - Hiç hepsi yabancı değil. Çoğu normal, dünya insanı psikopatlar.Kitap Hakkında Son Düşüncelerim
Ben de detektifleri sık sık okuyorum, çoğu kez bir sürü aynı hikaye geliyor ve olayları tahmin edebiliyorsunuz. Ancak bu kitabın hikayesi tamamen farklı, gerçekten ilginç. Gerçi biraz fantastik ve gerçeklikten uzak, ama bazı yerlerde gerçekten korkutucu ve ilginci. Hikaye ve soruşturma gerçekten iyi kurulmuştur, kimin öldüğünü anlamanız çok zor. Suçlu uzun süre gizlidir, kimse onun hakkında bir şey bilmez. Suç soruşturması da çok iyi, hiçbir yerden bir açıklık yok. Hatta kitabın en ilginç kısmı olan gizemli kız da çok iyi bir şekilde yerleştirilmiş.