CAGMO Konseri: Tam Bir Hayal Kırıklığı
Galeri






































Teknik Özellikler
Hadi bakalım hepimizBugün CAGMO simfoni orkestrasının performansını konuşacağım.
İsim biraz garip geliyor, itiraf edeyim.
Çok uzun zaman önce duyduğum bir şey, kendi eserlerini değil, başkalarının eserlerini çalacaklarını düşününce biraz garip geldi bana.
İnsanlar oraya gitmek için sevdikleri bir banda bağlı olarak geliyorlar, aslında orkestraya ilgi duyuyorlar mı bilmiyorum.
Gerçekten şaşırdım fiyatları - düşünün, bir başka banda ait rock konseri bu orkestradan daha ucuz olabilir mi? Fiyatlar astronomik, hatta yıldızlarla sahne alacak tiyatro performansları bile bu orkestradan daha ucuz.Bu şehirde ilk kez geldiler, önce de büyük şehrin yakınlarında gördüm onları. Ludovico Einaudi ve Linkin Park arasında seçim yapmak zorunda kaldık, Linkin Park'ı tercih ettik.
İtiraf edeyim, beklentilerim çok düşük idi. Para değeri yoktu, ama...
Gerçekten, hala başım ağrıyor ve kulaklarım çınlıyor bu performansın ardından. Ne güzel bir deneyim!Bu, en kötü şekilde olabilirdi. Rock müziği hayranıyım, gençlik yıllarımda sürekli dinliyordum. Uyandığım zaman bile o şarkıları duyuyordum, rock müziği beni sakinleştiren ve rahatlattığı bir şeydi. Ama burada tam tersi tepki verdim. Sesler öyle bir kargaşa ki, güzel Linkin Park şarkıları bile kayboluyor.
Yalnızca 2-3 şarkıdan hoşlandım, ve bile bile keyfini çıkaramadım. Şarkılar sakin olanlarıydı - 'Step Up', 'May December', ve 'In Ze End'. Geri kalanlar ise 4 viyolonsel, bir flüt, davul, klavye, hepsi de çok gürültülü, harmonik olmayan, ve sadece kötüydü.
En çok keyif aldığım zamanlar, favori şarkılarımla ilk nota geldiğinde ve sonlarda klavye veya viyolonsel çalarkenti. Ve gerçekten güzel bir şeydi klavye veya viyolonsel çalarken, ama hepsi birden geldiğinde ise sadece kötüydü.
Benim başım ağrıyor, kulaklarım çınlıyordu bu korkunç ocarinanın sesinden. Kız oynamakta tek başına, ve hakikaten çoğu beste, kızın oynamasıyla tutturulmuş gibiydi. Kız, aslında bütün banda omuz veren tek kişiydi. Ama bu ocarina, sanki tınısız gibiydi, ve sadece korkunçtu. Kulaklarım kan ağlıyormuş gibi hissediyordu. Kız, oynamakta zorlanıyormuş gibi geliyordu, ya da çok fazla oynamaya çalışıyormuş gibi geliyordu. Ben sadece bir kez, yavaş şarkılarından birinde, 'May December' gibi bir şarkıda, güzel ses duyabildim sanırım.
Ocarina, ilk kısımda tek başına oynamakta güzel geliyordu, ama geri kalan zamanda sadece korkunçtu. Sanki ocarina tınısız, bazen çok gürültülü, bazen de sadece kaynar gibiydi, sanki parmaklar kireçtaşı üzerinde kayıyormuş gibi hissediyordum.
Viyolalar da aynıydı. Niye beş tanesi gerekiyordu? Biri güzel geliyordu, ama beş tanesi birlikte oynamakta sadece korkunç geliyordu, sanki hepsi birlikte kaynar gibiydi. Kulaklarım kan ağlıyormuş gibi hissediyordu. Ben sesi monoya çevirdiğimde rahatlıyordum, ama 80'de 20'si, bütün aletler birlikte çalıyordu ve sadece çok fazla, kulaklarımı kapayıp gitmek istiyordum, sadece çok korkunçtu. Davul solo'da güzel geliyordu, klavyeler seviyorum, solo'da violon güzel geliyordu, flüt de güzel geliyordu, ama burada değil.
Kız, 1.5 saat boyunca bütün banda omuz veriyordu, niye 100 tane başka alet gerekiyordu, eğer ocarina bütün banda omuz veriyorsa? Ama genel olarak besteler, sadece kötü hazırlanmıştı, güzellik, harmoni yoktu, sadece kargaşa, sadece korkunçtu. Beni 'My Light' şarkısı, Chester'in ölümünden sonra dinlemeye başladım, çok ağladım, o şarkıyı dinlemeye cesaret edemedim, çok üzücüydü, sürekli telaş içindeydim. Bazı güzel anlar vardı, ama hepsi kaosun içinde kayboldu, çok fazla ağrı kesici almalıydım ya da bir şişe içmeliydim ve yatağa girmeliydim, uyandığımda ise başım çok ağrıyordu ve sol kulağımda da bir ağrı vardı, nerede olduğumu bile bilmiyordum, ama konserde değildim.
Şunu söylemeliyim ki, ben rock müziği dinerken ilk kez baş ağrısı çekmedim. Bazı insanlar bunu baş ağrısı veriyormuş gibi söylüyorlar, ama ben hiç böyle bir şey yaşamadım. Rock müziği için bana nefes alma gibi geliyor, ruhum ve bedenim 200%'de, ama bu gösteri tamamen hayal kırıklığına uğrattı. Kitle küçük, yaz aylarıydı ve pahalıydı. Hatta tam kapasite dolmamıştı.
İlk kez bir gösteri için ertelendiğini gördüm. Girişe 10 dakika gecikmeyle başladık ve bandın nihayet çıkıp geldiğinde bizi tanımadıkları gibi davrandılar. Şarkılar arasında geçişler çok keskin oldu - alkışladıktan sonra 5-10 saniye kadar sessizlik oldu ve sonra bir sonraki şarkıya geçtiler. Bu tam bir saatlik gösterinin tamamında böyle oldu.
Müzik gerçekten çok iyiydü, ama favori şarkımı çalmadıkları için üzüldüm. Yine de bandın çok yetenekli olduğu belli - her şarkı gibi bir minyatür ustalık eseriydi. Stüdyo albümlerini dinlerken derinlik ve karmaşıklıkla hayret ettim. Onlar sanki başka bir dil konuşuyorlar - çok güzel bir dil ki, dinleyicinizi başka bir boyutun içine taşıyor. Bir tür duyusal orgazm gibi geliyor.
Bir noktada büyük bir davul solosu gibi gitmek istediklerini düşündüm, ama hızla kaosa dönüştü. Ne amaçladıklarını bilmiyorum, ama çok fazla fikir bir araya getirmeye çalışmış gibi görünüyorlar. Enstrümanlar ve sesler bir karışımına dönüştü, birbiriyle uyumlu ve harmonik bir şey olamadı.
Benim için bu kadar çok aletin neden gerekli olduğu anlayamıyorum - sanki bir kargaşa yaratmak istedikleri gibi bir bütünleşmiş ses değil. Sanki farklı diller konuşuyorlar ve sadece bir kargaşa var. Gerçekten bir görsel elemente ihtiyacımız vardı - bir arka plan resmi gibi. Bu şekilde daha ilginç bir deneyim olurdu, sadece bir grup müzisyen bir karanlıkta sahne alıyor gibi değil. İnsanların görsel yaratıklar olduğu unutuldu sanki. Müziği izlemek benim için değildi, dinlemek gerekiyordu. Orgun da bana uygun değildi, sadece bir adam sahne arkasındayken çaldığı için ve biraz da meh. Bazı iyi parçalar vardı, ancak bana hiç hitap etmedi. Rock müziğin klasikten daha güzel, daha organik ve daha güzel kaldığını görmek ilginç. Belki de sadece daha çok gürültü ve aletleri daha ağır müziğe ayarladıkları için. Avantaj ve dezavantajlar neler? Avantajlar: + Bana göre olumlu yanlar yok... Belki sadece çabaladıkları ve ortada duran kızın duduk çaldığı için.
Dezavantajlar: - Hiç bir giriş, konuşma yok, sadece çıkıp çaldılar ve gittiler.
En azından seyircimiz alkışlıyordu, erkekler vuvuzela çalıyor ve 'bravo' bağırıyordu, pek de utanç verici değildi.
Ama sahne çıkmak istemiyorlar gibi, konseri ertelediler ve mutsuz bir şekilde gittiler, sanki 'boş bir salonda oynamayalım' gibi.
- İzlemek çok sıkıcı, görsel çekicilik yok, mumlar atmosfer yaratmıyor, bana göre.
- Kargaşa çok kötü, duduk ve kemanların kargaşası.
- Duduk bazen notasız, bazen duyulamıyordu, ama o notasız duduk yüzünden gerçekten bir baş ağrısı çekiyordum, gerçekten.
- Çok fazla gereksiz alet ve keman var, kemanları seviyorum, güzelleştirirler, ama burada 4 keman var, dinlemek imkansız.
Kemanın güzel sesi sadece 2 kere duyabildim ve o da solo olduğunda.
Benim için bu konseri izlemek hiç de keyifli olmadı, Linkin Park'i orijinalde izlemek ve bir süre dinlenmek daha iyiydi. Ama burada sadece bir baş ağrısı ve kulaklarımda kan vardı. Konserin sesleri sanki bir kükreyiş gibi ve diğer tüm kötü sesler birleşince, müzik size keyif ve huzur getirmeli, ama burada kulaklarımı kapamak ve duvarı başıma çarpmak istedim.
Böyle yüksek fiyatlar için altın bekliyordum, ama ne aldım? Çok kötü ve hoş olmayan bir şey, hiçbir keyif ve baş ağrısı da ekstra.
Önerilmez!!!!



