Bu filmi anlamak çok zor. Yapılış tarzı farklı, ancak Austin'un düşüncesini korumuşlar, son hariç.
melissaH
Sinema ve TV
4
photo_library32
visibility3
Gurur ve Önyargı / Pride & Prejudice (2005, Film)
Ürünstar 4.0

Gurur ve Önyargı / Pride & Prejudice (2005, Film)

Pride & Prejudice (2005) filmi, Jane Austen'in sevgi ve romantizmiyle dolu klasik romanından esinlenmiş. Keira Knightley ve Matthew Macfadyen'in başrollerdeki bu ikonik film, Elizabeth Bennet ve Mr. Darcy'nin çağlı, akrabalık ve toplumsal beklentileri ile başa çıkmalarını anlatıyor. Keira Knightley'in Elizabeth Bennet'i canladırmış gibi, Matthew Macfadyen'in Mr. Darcy'sini de çok özölüyor. Bu ikili, çağlı ve akrabalık sorunlarıyla üzüyor.
chevron_right

Bu filmi anlamak çok zor. Yapılış tarzı farklı, ancak Austin'un düşüncesini korumuşlar, son hariç.

summarizeEditör Özeti

Austin'un düşüncelerini korumuşlardır, ancak film, yapılış tarzı farklı. Kitabına dayanan bu film, pek çok ekstrenizasyonun ardından en çok ilginç olanı. Başrolleri oynayan oyuncuların tamamı, özellikle Kiera Knightley, karakterlerini çok iyi canlandırıyorlar. Film, cesur ve kendini beğenmiş bir karakter olarak Elizabet'i öne çıkarıyor. Film, Latin Amerika'dan bir kadının 350 kez izlemeye devam ettiği filmi izlemiş.

Review image 1
Review image 2
Review image 3
Review image 4
Review image 5
Review image 6
Review image 7
Review image 8
Review image 9
Review image 10
Review image 11
Review image 12
Review image 13
Review image 14
Review image 15
Review image 16
Review image 17
Review image 18
Review image 19
Review image 20
Review image 21
Review image 22
Review image 23
Review image 24
Review image 25
Review image 26
Review image 27
Review image 28
Review image 29
Review image 30
Review image 31
Review image 32

settingsTeknik Özellikler

Kararİyi
Hikaye7/10
Film Kalitesi8/10
Oyuncu Performansı9/10
Ben filmi izlememiş miyim?
Latin Amerika'dan bir kadın, daha 350 kez izlemeye devam ettiği bir filmi izlemişti.
Kitabına dayanan bu film, pek çok ekstrenizasyonun ardından, bence en çok ilginç olanı. Kitapları filmle karşılaştırdığım zaman, modern versiyonu daha çok beğendim.
Film hakkında okuduğum eleştirileri ve olumsuz yorumları gördüm, ama hala pozitif bir bakış açısıyla geldim. Bu yüzden de yorumum da öyle olmayacak.
Filmin bütününü anlatmak gereksiz, sadece bana kalırsa en çok çekici olan sahnelere değineceğim.
Beni en çok etkileyen, filmde yer alan oyuncuların tamamı. Özellikle başrolleri oynayanlar, filmi çekici kılıyor.
Elizabet Bennet rolünü oynayan Kiera Knightley, karakteri çok iyi canlandırıyor.
Elizabet, oldukça cesur ve kendini beğenmiş bir karakter. İzleyiciye kızgınlık ve özgüvenin ne demek olduğunu gösteriyor. Bizlerde kendimize soruyoruz, 'Neden ben de bu kadar cesur değilim?'
Bu karakter, bana kalırsa filmi çekici kılıyor.
Elizabet, Darcy ile alay ediyor, şakalaşıyor ve sanki hiç de kötü bir şey yokmuş gibi görünüyor.
Elizabet, kendine güvenir, kendine güvenen bir karakter.
Bu filmdeki başkahramanızı kınamıyorum, çünkü ben de onun gibi modern bir kadınız. Ona çok benziyor, kimi film yapımcıları da bu yüzden ona bu karakteri verdiler.
Mister Darcy rolünü Matthew Macfadyen oynadı, oysa kitapta provokatif bir karakter. Oysa bu Darcy çok sessiz, sakin, hislerini saklı tutuyor, ama o sakin yüzü çok şey anlatıyor.
Film başlangıcından itibaren, Elizabeth'a sempati duyulduğunu hissediyorsunuz. Ama burada, hikaye tamamen değişiyor. Darcy, küçük küçük işaretler veriyor, Elizabeth'in onun hislerini anlamasını sağlıyor.
Ve sonra, Darcy'nin kalbini açtığında ve duygularını ortaya koyduğunda, Elizabeth'i yaralar. Darcy neden bu kadar muamma yaşadı? Darcy'nin suçlu mu?
Bu olaydan sonra, sanki hikaye kesildi, ama sonunda, hikaye sonuna doğru dönüyor.
Çok ilginç ve sinir bozucu sahne
Beni çok şaşırtan, yakın planlarda bir hırlakın cinsel organlarını sorma gereği.
Yine de, bu filmde yer alan bu "kadın" karakterlerin sürekli yerlerinde çamurlu saçları ne kadar saçma!
Son balede katılanlar, özellikle kırsal bölgeden gelenler, saçlarına çok fazla dikkat ediyor gibiler.
İlk bal ise, gerçekte bir bal olmadığını düşünüyorum, bana İrlanda danslarının bir sahnesi gibi geldi.
Kitabı okuyanlar, bu ayrımcılığın planlı bir şekilde yapılıdığını anlarlar. Gerçi bu kırsal tüzel vatandaşlarımızın, zengin bir adamla evlenmelerini çok da içtenlikle izlemiyorum.
Bir gerçekçilikten uzak, hayalci bir düş görürsünüz. Bu romanlar gerçek olaylar esas alınarak yazılır mı bilinmez, ama kesinlikle hayal gücü yoğun bir yapıtı andıranlar.
En çok sinirimi süren sahne ise, Lizzie'nin Darcy'nin eline dokunduğunda gördüğüm. Daha da iyisi, Lizzie'nin Darcy'nin göğsüne veya kalbine yaslanıp ağlamasaydı, çok daha güzel olurdu.
Bu filmi çekmek için, kesinlikle doğru adımları attılar, ama biraz farklı kurguladılar.
Sinir bozucu sahnelere
Darcy'nin, ilk baledeki insanlara soğuk bakışları, sonra Lizzie'ye tekrar aynı bakışını attığında gördüğüm. Bana, bir tanıdık kimseyi ilk kez görmeye çalışırken bu tür bir bakış yapmaları geldi.
Bir balede, Mr. Bingli Jane'a nefes alamıyor, ama ona karşı da o kadar nazik ve dikkatli ki ne yapacağını bilemiyor. Arka taraftan ona takılmış olduğu etek yakalayarak, bu anı keyiflendiriyor.
Mr. Darcy salondayken, Lizzy'nin odasına girerek, heyecanla elindeki perçemleri oynatıyor, bir öğrenci gibi yalan yere bekliyor. Hepsi bekliyor ve ne olacağını merak ediyorlar.
Lizzy, duyguları bozuk, tüm dünyanın önünde gizlenecek bir yer buluyor ve son olarak görmek istediği kişi Darcy, ama o, öyle kolayca göründüğünde, onun peşinden geliyor. Onun korkusu, anlamazlığı ve büyüleyici bir şekilde yaklaşan sohbetin hızı.
Lizzy, reddedildikten sonra, kocasının evine gidiyor ve ona bakmayı seven bir şekilde, onun heykelini seyreder gibi. Kimsesiz bir şekilde, hayatında ne kadar cesaretli olamadığına üzülüyor. Onun duyguları, bir başkasının yaptığı gibi, kendini kınayarak, kendini suçlayışını ve ne kadar pişman olduğu hissi.
Bir balede, birkaç sahne var. Birincisi, tekrar bir daha gurur meselesi. Darcy, Lizzy'ye dans için davet ediyor ama o, ona bir daha asla dans etmemeyi kendisine yemin etmiş.
Ve ikincisi, Darcy'nın Lizzy'yi izlemesi, sanki gizlice belirip kayboluyor. 'Seni izliyorum' gibi bir sözün içinde gizliyor.

live_helpSıkça Sorulan Sorular

Neden filmi anlamak zor?

Filmin yapılış tarzı farklı, ancak Austin'un düşüncesini korumuşlardır. Kitabına dayanan bu film, pek çok ekstrenizasyonun ardından en çok ilginç olanı.

Kiera Knightley, rolünü nasıl canlandırıyor?

Kiera Knightley, Elizabet Bennet rolünü çok iyi canlandırıyor. Karakterini cesur ve kendini beğenmiş bir şekilde canlandırıyor.

Filmin en çekici yanları neler?

Filmde yer alan oyuncuların tamamı, özellikle başrolleri oynayanlar, filmi çekici kılıyor. Film, cesur ve kendini beğenmiş bir karakter olarak Elizabet'i öne çıkarıyor.

Filmin bazı zayıf yanları neler?

Filmin bazı sahnelerinde yavaş ileriyor, bazı karakterlerin gelişiminde yetersiz kalabiliyor. Ayrıca bazı sahnelerde aşırı romantik kaçabiliyor.

Neden modern versiyonu beğendim?

Modern versiyonu, kitapları filmle karşılaştırdığım zaman daha çok beğendim. Film, bazı sahnelerde fazla uzun sürüyor, bazı karakterlerin gelişiminde eksiklikler görülmeye başlıyor.

Filmin bazı olumsuz yorumları neler?

Filmin bazı olumsuz yorumları, bazı sahnelerde aşırı romantik kaçması, bazı karakterlerin davranışlarında mantıksızlık görülmeye başlaması, bazı sahnelerde fazla uzun sürmesi.

Neden filmi izledim?

Film hakkında okuduğum eleştirileri ve olumsuz yorumları gördüm, ama hala pozitif bir bakış açısıyla geldim. Ayrıca film, cesur ve kendini beğenmiş bir karakter olarak Elizabet'i öne çıkarıyor.

Filmin bazı ilginç yanları neler?

Film, Latin Amerika'dan bir kadının 350 kez izlemeye devam ettiği filmi izlemiş. Ayrıca film, bazı sahnelerde fazla uzun sürüyor, bazı karakterlerin gelişiminde eksiklikler görülmeye başlıyor.

check_circleArtılar

  • Filmde yer alan oyuncuların tamamı, özellikle başrolleri oynayanlar, filmi çekici kılıyor.
  • Kiera Knightley, Elizabet Bennet rolünü çok iyi canlandırıyor.
  • Film, cesur ve kendini beğenmiş bir karakter olarak Elizabet'i öne çıkarıyor.
  • Latin Amerika'dan bir kadın, 350 kez izlemeye devam ettiği filmi izlemiş.
  • Kitapları filmle karşılaştırdığım zaman, modern versiyonu daha çok beğendim.
  • Film hakkında okuduğum eleştirileri ve olumsuz yorumları gördüm, ama hala pozitif bir bakış açısıyla geldim.

cancelEksiler

  • Film, bana kalırsa bazı sahnelerde yavaş ileriyor.
  • Film, bazı karakterlerin gelişiminde yetersiz kalabiliyor.
  • Film, bazı sahnelerde aşırı romantik kaçabiliyor.
  • Film, bazı karakterlerin davranışlarında mantıksızlık görülmeye başlıyor.
  • Film, bazı sahnelerde fazla uzun sürüyor.
  • Film, bazı karakterlerin gelişiminde eksiklikler görülmeye başlıyor.

İlgili Yorumlar

Sinema ve TV kategorisindeki diğer yorumlar.

Tüm yorumları gör
Her Yıl Bir Gelenek: Dalgın Bir Ekim Akşamı
melissaH portresi
melissaHgeçen hafta

Her Yıl Bir Gelenek: Dalgın Bir Ekim Akşamı

Drakula, Francis Ford Coppola'nın yönettiği 1992 yapımı bir film. Her yıl Halloweena öncesinde izlediğim bu film, etkileyici bir hikayeyle dolu.

Filmler
thumb_up0
chat_bubble0

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!