Yazar Yekaterina Sobol'un eserlerini takip ediyorum ve son kitabını, "Artefaktörler. Kapılar artık gerekli değil"ı, çok yakından tanıdım. Kitap, St. Petersburg'a ve B. Brodsky'nin şiirlerine adanmış bir şehir fantezisi. Bir yıl önce yayınlandı ve üç kitapdan oluşuyor.
Benim için ilk kitapın sonuna gelindiğinde çok fazla soru kaldı, ama aynı zamanda devamı okumak için çok fazla merak uyandırıyordu. İkinci kitabın sonuna gelindiğinde ise çok güzel duygular uyandırdı, çünkü ne olacağını bilmiyorduk ve bu da bizi çok fazla meraklandırdı.
Kitabın adı "Artefaktörler. Kapılar artık gerekli değil" ve bu kitapta, Tanımla, Anton, Güldwin ve diğer karakterler beni çok etkiledi. Kitabın hikayesi, çocukların okuması için çok keyif verici ve anlatış, çocukların okuması için çok keyif verici.
Kitabın sonuna gelindiğinde bana çok güzel bir ders verdi, o da kendimize kabul edilişimiz. Kendimize kabul edilememiz ve kendimize sevgi göstermemiz.
Bir babayla kız arasındaki ilişki de bana çok ilginç geldi! Nasıl bir insan böyle bir çocuğa karşı bu kadar içerleştikten? O zaman ki duyguları neydi? Nereden bu kadar kötülük çıktı? Bu adamın kimseye bir şey anlamadığım bana göre. İnsanlar zayıflar, kötü insanlara değil.
Tanımla, herkesten fazlasını üstlenecek bir kız, şehrin, kuzeninin ve sevgilisinin yükünü de taşıyor. Her an rahatlamıyor.
Onun hem başarısız kız, hem şehir kahramanı rollerini değişimli olarak üstlendiğini görüyoruz.
Ben bu hikayede Elli'nin sıradışı olduğuna şahit oldum. Ona rağmen, çok normal bir çocuk olarak bu dünya ile baş başa kalmıştı.
Benim için Elli'nin direnişçiliği çok etkileyiciydi. O bu özellikten dolayı, Anto için de iyi bir örnek oldu ve sonunda Korkak Aslan'dan Cesur Aslan'a dönüş yaptı.
Hikaye sonuna doğru çok sıkıntılı bir durumdaydı. Ama Yekaterina Sobolya'nın hikayeyi baştan sona çok iyi dengelenmiş olarak yazdığını gördüm. Sonunda hikayeye çok olumlu bir son verdiler.
İlk başlarda çok umutsuz görünüyordu ama sonunda her şey güzel bir şekilde tamamlanıyordu. Benim için çok güzel bir young adult hikayesiydi. En son üçüncü kitap, ben de çok beğendim. Hikayenin sonuna kadar beni çok ilgilendirdi. Benim için güzel bir hikaye, ben de çok beğendim.
Gelecekte bu serinin diğer kitaplarını da okuma ihtiyacım olduğunu hissettim. Çok güzel ve duygusal bir hikaye, ben de çok beğendim.
Kitabı OZON'dan aldım ve fiyat 639 ruble idi.
Kitap, St. Petersburg'a adanmış bir şehir fantezisi ve Yekaterina Sobol'un eserleri beni çok etkiledi.
Kitabın tasarımı, çocukların okumaya başlamadan önce çok keyif verici.
Kitabın hikayesi, çocukların okuması için çok keyif verici.
Kitabı okumaya başladığımızda, çocuklar çok meraktan okuyorlar. Kitabı bitirdikten sonra çocuklar da çok keyifli.
Kitap, çocukların okumaya başlamadan önce bir miktar zor gelebilir, ama sonrasında çocuklar çok keyifli.
Kitabın içi, çocukların okumaya başlamadan önce çok keyif verici.
Kitabı kapaklığından bile anlayamıyorsunuz, ama içine koyduğunuzda sürpriz bir şey beklemiyorsunuz.
Kitabı alır Aldım, kitabı okuyorum Şimdi, çocukların okuyacağı kitabın püsküllü olduğu için çok mutlu oldum. Kitabı açıp içerik okuyorum. Kitabın içinde bir sürü resim var. Kitabı okuyorum ve çocuklar da okuyorlar. Bir haftadır kullanıyorum, çocuklar çok keyifli.
Kitabı okumaya başladığımızda, çocuklar çok meraktan okuyorlar. Kitabı bitirdikten sonra çocuklar da çok keyifli.
Kitap, çocukların okumaya başlamadan önce bir miktar zor gelebilir, ama sonrasında çocuklar çok keyifli.
Kitabın içi, çocukların okumaya başlamadan önce çok keyif verici.
Kitabın tasarımı, çocukların okumaya başlamadan önce çok keyif verici.
Kitabın hikayesi, çocukların okuması için çok keyif verici.
Kitabın sonunda, çocuklar çok keyifli.
Ben bu kitabı çok yakından tanıyorum. Peter adlı bir şehir var, ama bu şehirde bazen garip ışıltılı kapılar açılır ve şehir bir anda yok olur. Burada dışarıya çıkamıyorsun, tren istasyonları yok, telefon sinyalleri yok, internet yok. Şehir sanki 20 yıl önceki bir zamana dönmüş.
Tanımış olduğum Anton, bu şehrin bekçisi.
Öğretim hayranı olan bir genç, Güldwin'e ve onun klanına karşı duyduğu nefretle tanınan bir adam. Ve bir anne arıyor, Güldwin tarafından sürgüne gönderilen annesini bulmak için.
İlk kitabın sonuna gelindiğinde çok fazla soru kaldı, ama aynı zamanda devamı okumak için çok fazla merak uyandırıyordu.
İkinci kitabın sonuna gelindiğinde ise çok güzel duygular uyandırdı, çünkü ne olacağını bilmiyorduk ve bu da bizi çok fazla meraklandırdı.
Kitabın ana karakterleri Tanımla, Anton, Güldwin ve diğer karakterler beni çok etkiledi. Kitabın hikayesi, çocukların okuması için çok keyif verici.
Kitabın sonuna gelindiğinde bana çok güzel bir ders verdi, o da kendimize kabul edilişimiz. Kendimize kabul edilememiz ve kendimize sevgi göstermemiz.
Bir babayla kız arasındaki ilişki de bana çok ilginç geldi! Nasıl bir insan böyle bir çocuğa karşı bu kadar içerleştikten? O zaman ki duyguları neydi? Nereden bu kadar kötülük çıktı? Bu adamın kimseye bir şey anlamadığım bana göre. İnsanlar zayıflar, kötü insanlara değil.
Tanımla, herkesten fazlasını üstlenecek bir kız, şehrin, kuzeninin ve sevgilisinin yükünü de taşıyor. Her an rahatlamıyor.
Onun hem başarısız kız, hem şehir kahramanı rollerini değişimli olarak üstlendiğini görüyoruz.
Ben bu hikayede Elli'nin sıradışı olduğuna şahit oldum. Ona rağmen, çok normal bir çocuk olarak bu dünya ile baş başa kalmıştı.
Benim için Elli'nin direnişçiliği çok etkileyiciydi. O bu özellikten dolayı, Anto için de iyi bir örnek oldu ve sonunda Korkak Aslan'dan Cesur Aslan'a dönüş yaptı.
Hikaye sonuna doğru çok sıkıntılı bir durumdaydı. Ama Yekaterina Sobolya'nın hikayeyi baştan sona çok iyi dengelenmiş olarak yazdığını gördüm. Sonunda hikayeye çok olumlu bir son verdiler.
İlk başlarda çok umutsuz görünüyordu ama sonunda her şey güzel bir şekilde tamamlanıyordu. Benim için çok güzel bir young adult hikayesiydi. En son üçüncü kitap, ben de çok beğendim. Hikayenin sonuna kadar beni çok ilgilendirdi. Benim için güzel bir hikaye, ben de çok beğendim.
Gelecekte bu serinin diğer kitaplarını da okuma ihtiyacım olduğunu hissettim. Çok güzel ve duygusal bir hikaye, ben de çok beğendim.
Kitabı OZON'dan aldım ve fiyat 639 ruble idi.
Kitabın tasarımı, çocukların okumaya başlamadan önce çok keyif verici.
Kitabın hikayesi, çocukların okuması için çok keyif verici.
Kitabı okumaya başladığımızda, çocuklar çok meraktan okuyorlar. Kitabı bitirdikten sonra çocuklar da çok keyifli.
Kitap, çocukların okumaya başlamadan önce bir miktar zor gelebilir, ama sonrasında çocuklar çok keyifli.
Kitabın içi, çocukların okumaya başlamadan önce çok keyif verici.
Kitabı kapaklığından bile anlayamıyorsunuz, ama içine koyduğunuzda sürpriz bir şey beklemiyorsunuz.
Kitabı alır Aldım, kitabı okuyorum Şimdi, çocukların okuyacağı kitabın püsküllü olduğu için çok mutlu oldum. Kitabı açıp içerik okuyorum. Kitabın içinde bir sürü resim var. Kitabı okuyorum ve çocuklar da okuyorlar. Bir haftadır kullanıyorum, çocuklar çok keyifli.
Kitabı okumaya başladığımızda, çocuklar çok meraktan okuyorlar. Kitabı bitirdikten sonra çocuklar da çok keyifli.
Kitap, çocukların okumaya başlamadan önce bir miktar zor gelebilir, ama sonrasında çocuklar çok keyifli.
Kitabın içi, çocukların okumaya başlamadan önce çok keyif verici.
Kitabın tasarımı, çocukların okumaya başlamadan önce çok keyif verici.
Kitabın hikayesi, çocukların okuması için çok keyif verici.
Kitabın sonunda, çocuklar çok keyifli.
Ben bu kitabı çok yakından tanıyorum. Peter adlı bir şehir var, ama bu şehirde bazen garip ışıltılı kapılar açılır ve şehir bir anda yok olur. Burada dışarıya çıkamıyorsun, tren istasyonları yok, telefon sinyalleri yok, internet yok. Şehir sanki 20 yıl önceki bir zamana dönmüş.
Tanımış olduğum Anton, bu şehrin bekçisi.
Öğretim hayranı olan bir genç, Güldwin'e ve onun klanına karşı duyduğu nefretle tanınan bir adam. Ve bir anne arıyor, Güldwin tarafından sürgüne gönderilen annesini bulmak için.
İlk kitabın sonuna gelindiğinde çok fazla soru kaldı, ama aynı zamanda devamı okumak için çok fazla merak uyandırıyordu.
İkinci kitabın sonuna gelindiğinde ise çok güzel duygular uyandırdı, çünkü ne olacağını bilmiyorduk ve bu da bizi çok fazla meraklandırdı.
Kitabın ana karakterleri Tanımla, Anton, Güldwin ve diğer karakterler beni çok etkiledi. Kitabın hikayesi, çocukların okuması için çok keyif verici.
Kitabın sonuna gelindiğinde bana çok güzel bir ders verdi, o da kendimize kabul edilişimiz. Kendimize kabul edilememiz ve kendimize sevgi göstermemiz.
Bir babayla kız arasındaki ilişki de bana çok ilginç geldi! Nasıl bir insan böyle bir çocuğa karşı bu kadar içerleştikten? O zaman ki duyguları neydi? Nereden bu kadar kötülük çıktı? Bu adamın kimseye bir şey anlamadığım bana göre. İnsanlar zayıflar, kötü insanlara değil.
Tanımla, herkesten fazlasını üstlenecek bir kız, şehrin, kuzeninin ve sevgilisinin yükünü de taşıyor. Her an rahatlamıyor.
Onun hem başarısız kız, hem şehir kahramanı rollerini değişimli olarak üstlendiğini görüyoruz.
Ben bu hikayede Elli'nin sıradışı olduğuna şahit oldum. Ona rağmen, çok normal bir çocuk olarak bu dünya ile baş başa kalmıştı.
Benim için Elli'nin direnişçiliği çok etkileyiciydi. O bu özellikten dolayı, Anto için de iyi bir örnek oldu ve sonunda Korkak Aslan'dan Cesur Aslan'a dönüş yaptı.
Hikaye sonuna doğru çok sıkıntılı bir durumdaydı. Ama Yekaterina Sobolya'nın hikayeyi baştan sona çok iyi dengelenmiş olarak yazdığını gördüm. Sonunda hikayeye çok olumlu bir son verdiler.
İlk başlarda çok umutsuz görünüyordu ama sonunda her şey güzel bir şekilde tamamlanıyordu. Benim için çok güzel bir young adult hikayesiydi. En son üçüncü kitap, ben de çok beğendim. Hikayenin sonuna kadar beni çok ilgilendirdi. Benim için güzel bir hikaye, ben de çok beğendim.
Gelecekte bu serinin diğer kitaplarını da okuma ihtiyacım olduğunu hissettim. Çok güzel ve duygusal bir hikaye, ben de çok beğendim.
Kitabı OZON'dan aldım ve fiyat 639 ruble idi.